DUL SEKS HIKAYELERI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DUL SEKS HIKAYELERI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Ekim 2014 Pazar
Oğluma domalmak zorunda kaldım
Ben Ankara'dan serpil. 39 yaşındayım. Erken evlilik yaptım ve 3 sene sonra boşandım. Evlendiğime çok pişmanım ama kaderimde varmış. Ersan adlı oğluma ben bakıyorum. Oğlum 17 yaşında, yaşıtlarına göre daha iri yapılı,ergenliğe daha önce girmiş bir çocuktur. Yıllardır ona hem anne hem baba olmaya çalışıyorum. Ama ergenliğe girdiğinden beri benden sakladığı birşeyler vardı bundan emindim. Tabii ne olduğunuda biliyordum ama bu konuları benimle konuşamıyordu. Artık eve her geldiğimde ve geceleri kapısı kilitli oluyordu. Bir haftasonu sabahı ersanı erkenden kaldırıyım dedim. Odasına girdiğimde oğlum sıcaktan üstünü açmıştı. Altında sadece boxerı vardı ve penisi çok kalkıktı. Biraz bakakaldım. Biraz daha yakınlaşarak hafifçe dokundum. Gerçekten çok sertti. ama uyanır diye daha bişey yapamadım. Yıllar sonra ilk defa bi penise değmiştim. Ersanı kaldırırarak kahvaltıya gelmesini söyledim. Ersanın uykusu biraz ağır olduğundan o kalkana kadar gittim kendi odama açık seçik şeyler giydim. Tepkisini merak ediyordum. Altıma bir kadın boxerı,üstümede südyenimi çıkarıp badi giydim. Ersan kahvaltıya geldiğinde gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Sürekli birşeyler koyarken masaya önünde eğiliyor göğüslerimi gösteriyordum. Kahvaltımızı bitirdikten sonra açtık tv'ye bakıyorduk. Ben birden kapatıp ersana döndüm ve anlat oğlum dedim. Neyi anne dedi. Son günlerde farklı davrandığını,kapısını sürekli kilitlediğini söyledim. Bu biraz utandı ama normal değilmi bunlar? dedi. Açıkçası şaşırmıştım. Pek detaya girmek istemiyorum ama nerdeyse herşeyi konuşmuştuk.Bunların normal olduğunu falan anlatıp onu yumuşattım. Konuşmanın sonunda ise, ona her konuda yardımcı olucağımı söyledim. Oda direk "kıllarımı kesmekte sorun yaşıyorum jiletle zor oluyor" dedi. Bende jilete alışmasını vs söyledim ama oda diretti. Bende gel bakalım banyoya dedim. Biraz tereddüt etti ama benim tıraşlıyıcağım aklına gelmedi sanırım. Banyoya girdiğimizde ben direk boxerını indirdim. Çok şaşırmıştı ama birşey demiyordu. Bak oğlum,kesmeye başlamadan önce biraz okşa büyüt öyle kesmeye başla dedim ve bunları derken hafiften mastürbasyon yaptırıyordum. Ben bunları yaparken ersan heyecanlanmış sikini bana doğru itiyordu. Artık ağzıma çok yaklaşmıştıki ersan kafamdan tutup dudaklarıma değdirdi. Bende ağzımın içine alıp başladım yalamaya. Artık pek konuşmuyorduk. Ersan iyice kafamdan bastırıp dahada sokmaya çalışıyorduki şelale gibi boşaldı ağzıma ve suratıma. Hemen sperm gelen yerleri temizleyip salona geçtik ve deli gibi sevişmeye başladık. O gün tüm fantezilerimizi yapmıştık.Üçüncü attığı postada rahat 1 saat kucağında zıplamışımdır ama o penis hiç inmedi. Artık oğlumun ihityacı olduğunda yada benim ihtiyacım olduğunda işimizi beraber hallediyoruz.
19 Temmuz 2014 Cumartesi
Mahalleli Çıtır Asuman Ablayı Siktim
Adım Asuman. 38 yaşında, bir erkek çocuk sahibi, eşinden boşanmış, fiziği ve medeni halimle erkeklerin peşinde koştuğu bir kadınım. Özellikle bacaklarım, göğüslerim, sarı saçlarım ve ses tonum erkekleri hemen etkiliyor. Bir kadın olarak bunun farkındayım ve bu durumumdan son derece memnunum.
Çocuklu olmam nedeniyle oldukça dikkat etmem gerektiğinden çok fazla bu durumun zevkini çıkaramıyorum. Eşimden 4 sene evvel boşandım. Tek sebep cinsel olarak yetersizliği idi. Çok erken, 17 yaşımda evlenmiş, hemen de çocuk yapmıştım. Ama her zaman kendime baktım. Kocamın yetersizliği yüzünden onu bir çok kez boynuzlayarak ihtiyacımı karşılıyordum. Ama artık duldum ve herkesin gözü üzerimdeydi.
Oğlum Mert büyümüş, üniversitede okuyordu. Liseden beri birlikte okudukları Haluk ile aynı üniversiteyi kazanmışlar, çoğu kez birlikte ya bizde ya da Haluk’larda ders çalışıyorlardı. Haluk Mert’e göre fiziki açıdan daha gelişmiş bir çocuktu. 25–26 gösteriyordu. Oysa Mert ile aynı yaştaydılar.
Bize geldiklerinde her zaman beni süzer, resmen gözlerini üzerimden alamazdı. Mert’ten dolayı sesimi çıkaramıyordum. Aslında hoşuma da gitmiyor değildi hani… Epey uzun zamandan beri hiçbir erkekle de birlikte olmamıştım. Erkeksizlik başıma vurmuştu ama bu oğlumun arkadaşı da olmazdı ya… Hem ben sübyancı mıyım diye içimden geçirdim.
Bu düşüncemin üzerinden bir ay geçmişti. Oğlum Mert arkadaşlarıyla hafta sonu için Sapanca’ya gitmişlerdi. Evde yalnızdım ve her tarafımı ateşler basıyordu. Televizyon seyrederken masumane bir öpüşme sahnesi anında kendimle oynadığımı hissettim.
Gayri ihtiyari olmuştu ve üstelik elim göğüslerimdeyken bacak aramın da ıslandığını hissetmiştim. Ben yine de filimi seyretmeye devam ediyordum ama kendimle oynamam daha da artmış ve amımın suları külotumu ıslatmaya başlamıştı.
Bu durumda kendimi tatmin etmek istemiyordum. Çok uzun zamandır yaptığım buydu, bıkmıştım artık kendimle oynamaktan… Ne vibratör, ne salatalıklar, ne fırça sapları, ne parmaklarım… Gerçek bir erkeklik organı girsin istiyordum içime… Mert de evde yokken birini bulmalıydım.
Bir erkekle birlikte olmalıyım diye düşündüm ve hemen olduğum yerden kalkarak üzerime askılı bir tişört geçirdim. Altıma da dizimin neredeyse bir karış üzerinde pilili kot mini etek giydim. Amacım bir kafeye, bara gidip gözüme kestirdiğim bir erkekle otel odasında sabahlayıp ateşimi söndürmekti.
Bu düşünce bile beni deli ediyordu. Vücudumda yanmayan hiçbir yerim yoktu, bacak aram, amım, göt deliğim resmen tutuşuyordu. Kasıklarımda sert, kıllı bir erkek kasığı, vücudumda hoyrat bir erkek eli istiyordum.
Tam giyinmiş evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Mert olabilirdi, evet arayan Mertti.
”Anne, Haluk buraya gelmedi, telefonu da cevap vermiyor. Evine bir bakar mısın? Çok merak ediyoruz, bana bildirirsen sevinirim…” dedi.
Ben de merak etmiştim ve olur diyerek telefonu kapattım. Evden çıkarak üzerime aldığım hırkayı arabama bırakıp Halukların evine yöneldim. Merakla kapıyı çaldığımda Haluk kapıyı açtı. Beni karşısında mini etekli ve oldukça açık bir tişörtle görünce gözlerini benden ayıramadan kekeleyerek,
”Aaa.. Asuman teyze…” diyebildi. Sonra kendini toparlayarak “Buyurun, buyurun…” diyebildi.
”Hayırdır Halukcuğum? Mertlerle bulumak için gitmemişsin. Seni çok merak etmiş. Ev telefonunu da hatırlayamamışlar, cebine de ulaşılamıyormuş, beni gönderdi sana, haber bekliyorlar benden…” dedim. Haluk ta
”Ya, anneannem hastalanmış. Babamlar acilen memlekete gidince ben kaldım, gidemedim. Biliyorsunuz evde kediler var. Cebimin de şarjı bitmiş, daha yeni fark ettim. Hatta siz geldiğinizde şarja koyuyordum..” dedi.
”Eee.. Bir şeye ihtiyacın var mı? Yemek filan yedin mi?”
”Valla yumurta kırmaya hazırlanıyordum ama… Nasıl becereceğimi de bilmiyorum açıkçası…”
”“Müsaitsen dur bir bakayım…”
”Olur mu öyle şey? Buyurun, özür dilerim kafam çalışmadı. Tekrar özür dilerim…” diyerek beni içeri davet etti.
Bu arada Mert’i de arayarak durumdan haberdar ettikten sonra mutfağa yöneldim. Haluk’a sahanda sucuklu yumurta yaptım. Salondaki yemek masasına servis açtım ve Haluk yumurtayı yiyene kadar koltukta oturup onu bekledim. Haluk yumurtasını yerken bile defalarca bana teşekkür ediyor ama gözlerini de bacaklarımdan alamıyordu.
Yumurtasını bitirdikten sonra kalkıp karşımdaki deri koltuğa geçti. Havadan sudan konuşuyorduk. Bir ara baktım sadece ben konuşuyorum. O ise dalmış, gözleri bacaklarıma kilitlenmiş, hiç konuşmuyor. Anlattıklarımı duymuyor bile…
Hay allah, bir de baktım ki, mini eteğimi ne kadar çekiştirsem, koltukta oturduğum yerde plileri açılıp duruyor. Ben konuşmaya dalmışım, etek kasıklarıma kadar çıkmış, karşıdan külodumu görebildiğine emindim. Çocukcağız hipnotize olmuş gibi gözlerini ayıramıyordu manzaradan… Kendimi toparlamaya, eteğimi çekiştirerek frikiğimi kapatmaya çalışınca silkindi. Ben dayanamadım,
”Ne o Haluk, nerelere daldın öyle?” dedim gülümseyerek… Kızardı, bozardı,
”Şeyy… Öylesine…” diye kekeledi. Az önceki etek altı küloduma mıhlanan bakışları, bendeki şehvet hislerini tekrar uyandırmıştı. Kendimi tutamıyordum.
”Öylesine değil işte, ben nereye baktığını biliyorum. Deminden beri bacaklarımı dikizleyip duruyorsun. Çok yaramaz çocuksun sen..:” dedim şakaya vurarak… Benim şakalaştığımı görünce biraz rahatladı. Yine de kıpkırmızı bir suratla,
”Siz çok güzel bir kadınsınız.. Bakmamak elimde değil…” dedi.
”Gerçekten mi? Beni güzel mi buluyorsun?”
”Evet… Hem… Hem de çok güzel buluyorum…”
”Yaaa… Teşekkür ederim iltifatına…”
”Gerçekten söylüyorum inanın…”
Birden çok etkilenmiştim. Zaten her şeye hazır olan ben, tahrik olmuş vaziyette olduğum yerden kalktım. Gerinir gibi yaparak kollarımı havaya kaldırdım. Bu hareketimle eteklerim iyice yukarı kalkmış bacaklarım tamamen ortaya çıkmıştı. Bu hareketi bilinçli yapmış Haluk’u tahrik etmek istemiştim.
Haluk bu hareketim karşısında yutkunmuş, gözlerini önüne eğmişti. Ben daha da tahrik olmuş bir halde bu sefer tamamen istem dışı sürüklenircesine Haluk’un yanına yanaşırken hafif hafif etrafımda dönerek dans eder gibi bir hareket yaptım.. İki elimle göğsümden başlayarak belimi, kalçalarımı sıvazlayarak sordum,
”İnanmıyorum sana, neremi beğeniyorsun peki?” dedim kısık bir sesle…
Haluk gözleri açılmış, beni takip ediyor, nefes bile almıyordu. Ok yaydan çıkmış Haluk’la sevişmemiz kaçınılmaza doğru yol alıyordu. Yanına oturduğumda terden sırılsıklam olduğunu ve çok derin nefes aldığını hissettim.
Hiç ara vermeden bacağımı bacağının üzerine atarak dirseğimi omzuna dayadım, elimle saçını okşamaya başladım. O da kolunu belime atmıştı. Bu hareketimle bacaklarım ayrılmış, şeffaf dantelli küçücük külotum ve amım ortaya çıkmıştı. Haluk’un kulağına eğilerek,
”Madem güzel buluyorsun, o zaman bu güzelliğin hakkını ver canım…” Hala beklediğim gibi bir hareket yapmıyordu velet… İçinde açmazlar yaşadığı belliydi.
”Ama siz… Mert’in annesi…” diye kekelerken biraz sert kaçan bir sesle, bozulmuş gibi,
”O zaman hayallerinde kalmak zorunda…” dedim ve bacağımı üzerinden alıyordum ki,
”Hayır, hayır.. Bunu yapmayın… Sizi istiyorum… Hem de çok istiyorum…” dedi.
”O zaman Mert’i filan bir kenara bırak, bu fırsatı değerlendir güzelim… Evde ikimiz yalnızız… Ben kadınım, sen erkeksin… Erkek olarak yapacağını yap…” diyerek bacaklarımı aralayıp amımı tamamen ortaya çıkardım. Şeffaf külodun altında görünen kabarmış am dudaklarımı elimle okşadım. Akan sulardan külodun önü ıslanmıştı bile…
Haluk hemen elleriyle tişörtümü yukarı sıyırarak göğüslerimi okşamaya ve deli gibi öpmeye başladı. Bir müddet öpüp okşadıktan sonra yerimden doğrularak etekliğimi çıkardım. Pantolonunun fermuarını çektim, yarağını dışarı çıkartarak ağzıma alıverdim.
Harika bir yarağı vardı. Taş gibiydi ve oldukça iriydi. Yarağını dibine kadar ağzıma alarak emiyordum. O da kolunu uzatarak elini külotumun içine sokuyor, zevk ve heyecandan sırılsıklam olmuş amımı okşuyor, parmaklıyordu. Yarağı artık taş gibi olmuş amıma girmeye hazır hale gelmişti.
Eğilip tek hamlede külotumu çıkarttığımda o da tişörtünü, pantolonunu ve külotunu çıkarmıştı. Sırtımı ona dönerek bacaklarımı üzerinden geçirip elimle kavradığım yarağının üzerine oturmaya başladım. Duyduğum zevk ve heyecandan yapış yapış olan amım hiç zorlanmadan o kocaman ve kalın yarağı dibine kadar almıştı.
Yarağın her santimini hissetmiştim ama, amım hala daha yok mu der gibiydi. Amımın kaslarını oynatarak yarağını içimde sıkıştırıp gevşetirken üzerinde inip kalkmaya başlamıştım. Bir yandan da parmaklarımla amımın dudaklarını açabildiğim kadar açarak yarağın daha çok sürtünmesini sağlıyordum. Bir müddet sonra yarağın üzerinden kalkıp bu kez yüzümü Haluk’a döndüm.
Güzel yarağını tekrar içime aldım. Kollarımı boynuna dolayarak dudaklarına yumuldum ve üzerinde inip kalkmaya devam ettim. Dakikalar sürdü inip kalkmalarım… Dudaklarını bitirircesine emiyordum. Haluk da ellerini memelerime yapıştırmış, avuçlarında sıkıyor, uçlarını ovalıyordu.
Birde bire müthiş bir zevk dalgasına tutularak sular seller gibi, tam anlamıyla şaldır şaldır boşaldım. Boşalırken attığım çığlık bile beni ürkütmüştü. Ama Haluk daha da azmış, amını suladım götünü de isterim diye tutturmuştu.
20 yaşındaydı ama değme tecrübeli erkeklere taş çıkarırdı. Tam bir erkek ve süper bir sikiciydi. Bu kadar zaman sikinin üstünde zıplamama rağmen daha boşalmaya niyeti yoktu… Hemen yarağının üzerinden kalkarak am sularımla vıcık vıcık kayganlaşmış yarağını elimle kavrayarak göt deliğime dayadım. Bunu isteyerek hislerime tercüman olmuştu.
Daha kafasını dayamamla birlikte, Haluk’un ilk hamlesiyle yarrağının başı içime girmişti bile… Ona yardımcı olmak için ıkınarak yarağın üzerine yüklenince tamamı götümün içinde kayboldu. Arka deliğimde hissettiğim acı ve kalınlık yüzünden dudaklarımı ısırdım. İnliyordum.
Bu sefer ben hareketsizken o alttan bana geçirmeye başladı. Göt deliğimde bir pompa gibi yarağını çalıştırmaktaydı. Minik deliğim iyice açılmış rahatlamıştı. Haluk artık götümden çıkıp amıma, amımdan çıkıp götüme dalıp duruyor, taşakları apışlarımı kasıklarımı dövüp duruyordu.
Haluk birden bire yerinden doğrularak beni koltuğa yüzükoyun yatırdı. Hafif domalmış pozisyonda, bacaklarımı parçalarcasına ayırarak amıma öyle bir yüklendi ki… İşte o an içimde ne var ne yoksa dışarı patlatırcasına, boğuk bir çığlıkla, ağlarcasına boşaldım
Vücudum hala titriyor, orgazmın doruklarını yaşıyordum ki Haluk amımda iyice hızlanarak gidip gelmeye başladı. Beni tek bacağımın üzerinde tutup diğer bacağımı kıvırarak göğsüne sıkıştırdı. Amıma geçirmeye başladı. Alttan harika vuruyordu. Birden bire nefesi sıklaşmaya ve kasılmalara başladı.
Korunmuyordum ve içime boşaltamazdım onu… Kendimi ondan kurtararak önünde diz çöktüm ve yarağını hızla sıvazlamaya başladım. Az sonra da Haluk iniltiler eşliğinde sert kasılmalarla boşalmaya başlamıştı. Tüm spermleri ağzımı ve yüzümü doldurmuş, sızanlar çenemden göğüslerime akıyordu. İkimiz de koltuğa yığılıp kaldık. Ağzımdan çıkan tek kelime
”Harikaydın canım…” oldu. Haluk da,
”Aynen, sen de…” diyebildi.
Mahalleli Çıtır Asuman Ablayı becerdim
Adım Asuman. 38 yaşında, bir erkek çocuk sahibi, eşinden boşanmış, fiziği ve medeni halimle erkeklerin peşinde koştuğu bir kadınım. Özellikle bacaklarım, göğüslerim, sarı saçlarım ve ses tonum erkekleri hemen etkiliyor. Bir kadın olarak bunun farkındayım ve bu durumumdan son derece memnunum.
Çocuklu olmam nedeniyle oldukça dikkat etmem gerektiğinden çok fazla bu durumun zevkini çıkaramıyorum. Eşimden 4 sene evvel boşandım. Tek sebep cinsel olarak yetersizliği idi. Çok erken, 17 yaşımda evlenmiş, hemen de çocuk yapmıştım. Ama her zaman kendime baktım. Kocamın yetersizliği yüzünden onu bir çok kez boynuzlayarak ihtiyacımı karşılıyordum. Ama artık duldum ve herkesin gözü üzerimdeydi.
Oğlum Mert büyümüş, üniversitede okuyordu. Liseden beri birlikte okudukları Haluk ile aynı üniversiteyi kazanmışlar, çoğu kez birlikte ya bizde ya da Haluk’larda ders çalışıyorlardı. Haluk Mert’e göre fiziki açıdan daha gelişmiş bir çocuktu. 25–26 gösteriyordu. Oysa Mert ile aynı yaştaydılar.
Bize geldiklerinde her zaman beni süzer, resmen gözlerini üzerimden alamazdı. Mert’ten dolayı sesimi çıkaramıyordum. Aslında hoşuma da gitmiyor değildi hani… Epey uzun zamandan beri hiçbir erkekle de birlikte olmamıştım. Erkeksizlik başıma vurmuştu ama bu oğlumun arkadaşı da olmazdı ya… Hem ben sübyancı mıyım diye içimden geçirdim.
Bu düşüncemin üzerinden bir ay geçmişti. Oğlum Mert arkadaşlarıyla hafta sonu için Sapanca’ya gitmişlerdi. Evde yalnızdım ve her tarafımı ateşler basıyordu. Televizyon seyrederken masumane bir öpüşme sahnesi anında kendimle oynadığımı hissettim.
Gayri ihtiyari olmuştu ve üstelik elim göğüslerimdeyken bacak aramın da ıslandığını hissetmiştim. Ben yine de filimi seyretmeye devam ediyordum ama kendimle oynamam daha da artmış ve amımın suları külotumu ıslatmaya başlamıştı.
Bu durumda kendimi tatmin etmek istemiyordum. Çok uzun zamandır yaptığım buydu, bıkmıştım artık kendimle oynamaktan… Ne vibratör, ne salatalıklar, ne fırça sapları, ne parmaklarım… Gerçek bir erkeklik organı girsin istiyordum içime… Mert de evde yokken birini bulmalıydım.
Bir erkekle birlikte olmalıyım diye düşündüm ve hemen olduğum yerden kalkarak üzerime askılı bir tişört geçirdim. Altıma da dizimin neredeyse bir karış üzerinde pilili kot mini etek giydim. Amacım bir kafeye, bara gidip gözüme kestirdiğim bir erkekle otel odasında sabahlayıp ateşimi söndürmekti.
Bu düşünce bile beni deli ediyordu. Vücudumda yanmayan hiçbir yerim yoktu, bacak aram, amım, göt deliğim resmen tutuşuyordu. Kasıklarımda sert, kıllı bir erkek kasığı, vücudumda hoyrat bir erkek eli istiyordum.
Tam giyinmiş evden çıkıyordum ki telefon çaldı. Mert olabilirdi, evet arayan Mertti.
”Anne, Haluk buraya gelmedi, telefonu da cevap vermiyor. Evine bir bakar mısın? Çok merak ediyoruz, bana bildirirsen sevinirim…” dedi.
Ben de merak etmiştim ve olur diyerek telefonu kapattım. Evden çıkarak üzerime aldığım hırkayı arabama bırakıp Halukların evine yöneldim. Merakla kapıyı çaldığımda Haluk kapıyı açtı. Beni karşısında mini etekli ve oldukça açık bir tişörtle görünce gözlerini benden ayıramadan kekeleyerek,
”Aaa.. Asuman teyze…” diyebildi. Sonra kendini toparlayarak “Buyurun, buyurun…” diyebildi.
”Hayırdır Halukcuğum? Mertlerle bulumak için gitmemişsin. Seni çok merak etmiş. Ev telefonunu da hatırlayamamışlar, cebine de ulaşılamıyormuş, beni gönderdi sana, haber bekliyorlar benden…” dedim. Haluk ta
”Ya, anneannem hastalanmış. Babamlar acilen memlekete gidince ben kaldım, gidemedim. Biliyorsunuz evde kediler var. Cebimin de şarjı bitmiş, daha yeni fark ettim. Hatta siz geldiğinizde şarja koyuyordum..” dedi.
”Eee.. Bir şeye ihtiyacın var mı? Yemek filan yedin mi?”
”Valla yumurta kırmaya hazırlanıyordum ama… Nasıl becereceğimi de bilmiyorum açıkçası…”
”“Müsaitsen dur bir bakayım…”
”Olur mu öyle şey? Buyurun, özür dilerim kafam çalışmadı. Tekrar özür dilerim…” diyerek beni içeri davet etti.
Bu arada Mert’i de arayarak durumdan haberdar ettikten sonra mutfağa yöneldim. Haluk’a sahanda sucuklu yumurta yaptım. Salondaki yemek masasına servis açtım ve Haluk yumurtayı yiyene kadar koltukta oturup onu bekledim. Haluk yumurtasını yerken bile defalarca bana teşekkür ediyor ama gözlerini de bacaklarımdan alamıyordu.
Yumurtasını bitirdikten sonra kalkıp karşımdaki deri koltuğa geçti. Havadan sudan konuşuyorduk. Bir ara baktım sadece ben konuşuyorum. O ise dalmış, gözleri bacaklarıma kilitlenmiş, hiç konuşmuyor. Anlattıklarımı duymuyor bile…
Hay allah, bir de baktım ki, mini eteğimi ne kadar çekiştirsem, koltukta oturduğum yerde plileri açılıp duruyor. Ben konuşmaya dalmışım, etek kasıklarıma kadar çıkmış, karşıdan külodumu görebildiğine emindim. Çocukcağız hipnotize olmuş gibi gözlerini ayıramıyordu manzaradan… Kendimi toparlamaya, eteğimi çekiştirerek frikiğimi kapatmaya çalışınca silkindi. Ben dayanamadım,
”Ne o Haluk, nerelere daldın öyle?” dedim gülümseyerek… Kızardı, bozardı,
”Şeyy… Öylesine…” diye kekeledi. Az önceki etek altı küloduma mıhlanan bakışları, bendeki şehvet hislerini tekrar uyandırmıştı. Kendimi tutamıyordum.
”Öylesine değil işte, ben nereye baktığını biliyorum. Deminden beri bacaklarımı dikizleyip duruyorsun. Çok yaramaz çocuksun sen..:” dedim şakaya vurarak… Benim şakalaştığımı görünce biraz rahatladı. Yine de kıpkırmızı bir suratla,
”Siz çok güzel bir kadınsınız.. Bakmamak elimde değil…” dedi.
”Gerçekten mi? Beni güzel mi buluyorsun?”
”Evet… Hem… Hem de çok güzel buluyorum…”
”Yaaa… Teşekkür ederim iltifatına…”
”Gerçekten söylüyorum inanın…”
Birden çok etkilenmiştim. Zaten her şeye hazır olan ben, tahrik olmuş vaziyette olduğum yerden kalktım. Gerinir gibi yaparak kollarımı havaya kaldırdım. Bu hareketimle eteklerim iyice yukarı kalkmış bacaklarım tamamen ortaya çıkmıştı. Bu hareketi bilinçli yapmış Haluk’u tahrik etmek istemiştim.
Haluk bu hareketim karşısında yutkunmuş, gözlerini önüne eğmişti. Ben daha da tahrik olmuş bir halde bu sefer tamamen istem dışı sürüklenircesine Haluk’un yanına yanaşırken hafif hafif etrafımda dönerek dans eder gibi bir hareket yaptım.. İki elimle göğsümden başlayarak belimi, kalçalarımı sıvazlayarak sordum,
”İnanmıyorum sana, neremi beğeniyorsun peki?” dedim kısık bir sesle…
Haluk gözleri açılmış, beni takip ediyor, nefes bile almıyordu. Ok yaydan çıkmış Haluk’la sevişmemiz kaçınılmaza doğru yol alıyordu. Yanına oturduğumda terden sırılsıklam olduğunu ve çok derin nefes aldığını hissettim.
Hiç ara vermeden bacağımı bacağının üzerine atarak dirseğimi omzuna dayadım, elimle saçını okşamaya başladım. O da kolunu belime atmıştı. Bu hareketimle bacaklarım ayrılmış, şeffaf dantelli küçücük külotum ve amım ortaya çıkmıştı. Haluk’un kulağına eğilerek,
”Madem güzel buluyorsun, o zaman bu güzelliğin hakkını ver canım…” Hala beklediğim gibi bir hareket yapmıyordu velet… İçinde açmazlar yaşadığı belliydi.
”Ama siz… Mert’in annesi…” diye kekelerken biraz sert kaçan bir sesle, bozulmuş gibi,
”O zaman hayallerinde kalmak zorunda…” dedim ve bacağımı üzerinden alıyordum ki,
”Hayır, hayır.. Bunu yapmayın… Sizi istiyorum… Hem de çok istiyorum…” dedi.
”O zaman Mert’i filan bir kenara bırak, bu fırsatı değerlendir güzelim… Evde ikimiz yalnızız… Ben kadınım, sen erkeksin… Erkek olarak yapacağını yap…” diyerek bacaklarımı aralayıp amımı tamamen ortaya çıkardım. Şeffaf külodun altında görünen kabarmış am dudaklarımı elimle okşadım. Akan sulardan külodun önü ıslanmıştı bile…
Haluk hemen elleriyle tişörtümü yukarı sıyırarak göğüslerimi okşamaya ve deli gibi öpmeye başladı. Bir müddet öpüp okşadıktan sonra yerimden doğrularak etekliğimi çıkardım. Pantolonunun fermuarını çektim, yarağını dışarı çıkartarak ağzıma alıverdim.
Harika bir yarağı vardı. Taş gibiydi ve oldukça iriydi. Yarağını dibine kadar ağzıma alarak emiyordum. O da kolunu uzatarak elini külotumun içine sokuyor, zevk ve heyecandan sırılsıklam olmuş amımı okşuyor, parmaklıyordu. Yarağı artık taş gibi olmuş amıma girmeye hazır hale gelmişti.
Eğilip tek hamlede külotumu çıkarttığımda o da tişörtünü, pantolonunu ve külotunu çıkarmıştı. Sırtımı ona dönerek bacaklarımı üzerinden geçirip elimle kavradığım yarağının üzerine oturmaya başladım. Duyduğum zevk ve heyecandan yapış yapış olan amım hiç zorlanmadan o kocaman ve kalın yarağı dibine kadar almıştı.
Yarağın her santimini hissetmiştim ama, amım hala daha yok mu der gibiydi. Amımın kaslarını oynatarak yarağını içimde sıkıştırıp gevşetirken üzerinde inip kalkmaya başlamıştım. Bir yandan da parmaklarımla amımın dudaklarını açabildiğim kadar açarak yarağın daha çok sürtünmesini sağlıyordum. Bir müddet sonra yarağın üzerinden kalkıp bu kez yüzümü Haluk’a döndüm.
Güzel yarağını tekrar içime aldım. Kollarımı boynuna dolayarak dudaklarına yumuldum ve üzerinde inip kalkmaya devam ettim. Dakikalar sürdü inip kalkmalarım… Dudaklarını bitirircesine emiyordum. Haluk da ellerini memelerime yapıştırmış, avuçlarında sıkıyor, uçlarını ovalıyordu.
Birde bire müthiş bir zevk dalgasına tutularak sular seller gibi, tam anlamıyla şaldır şaldır boşaldım. Boşalırken attığım çığlık bile beni ürkütmüştü. Ama Haluk daha da azmış, amını suladım götünü de isterim diye tutturmuştu.
20 yaşındaydı ama değme tecrübeli erkeklere taş çıkarırdı. Tam bir erkek ve süper bir sikiciydi. Bu kadar zaman sikinin üstünde zıplamama rağmen daha boşalmaya niyeti yoktu… Hemen yarağının üzerinden kalkarak am sularımla vıcık vıcık kayganlaşmış yarağını elimle kavrayarak göt deliğime dayadım. Bunu isteyerek hislerime tercüman olmuştu.
Daha kafasını dayamamla birlikte, Haluk’un ilk hamlesiyle yarrağının başı içime girmişti bile… Ona yardımcı olmak için ıkınarak yarağın üzerine yüklenince tamamı götümün içinde kayboldu. Arka deliğimde hissettiğim acı ve kalınlık yüzünden dudaklarımı ısırdım. İnliyordum.
Bu sefer ben hareketsizken o alttan bana geçirmeye başladı. Göt deliğimde bir pompa gibi yarağını çalıştırmaktaydı. Minik deliğim iyice açılmış rahatlamıştı. Haluk artık götümden çıkıp amıma, amımdan çıkıp götüme dalıp duruyor, taşakları apışlarımı kasıklarımı dövüp duruyordu.
Haluk birden bire yerinden doğrularak beni koltuğa yüzükoyun yatırdı. Hafif domalmış pozisyonda, bacaklarımı parçalarcasına ayırarak amıma öyle bir yüklendi ki… İşte o an içimde ne var ne yoksa dışarı patlatırcasına, boğuk bir çığlıkla, ağlarcasına boşaldım
Vücudum hala titriyor, orgazmın doruklarını yaşıyordum ki Haluk amımda iyice hızlanarak gidip gelmeye başladı. Beni tek bacağımın üzerinde tutup diğer bacağımı kıvırarak göğsüne sıkıştırdı. Amıma geçirmeye başladı. Alttan harika vuruyordu. Birden bire nefesi sıklaşmaya ve kasılmalara başladı.
Korunmuyordum ve içime boşaltamazdım onu… Kendimi ondan kurtararak önünde diz çöktüm ve yarağını hızla sıvazlamaya başladım. Az sonra da Haluk iniltiler eşliğinde sert kasılmalarla boşalmaya başlamıştı. Tüm spermleri ağzımı ve yüzümü doldurmuş, sızanlar çenemden göğüslerime akıyordu. İkimiz de koltuğa yığılıp kaldık. Ağzımdan çıkan tek kelime
”Harikaydın canım…” oldu. Haluk da,
”Aynen, sen de…” diyebildi.
Hamile Olmama Rağmen Beni Kandırıp Siktiler
Ben çiğdem 20 yaşında 1.73 boyumda esmer uzun saçlı 53 kilo bir kızım sizinle bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. 3 hafta önce arkadaşlarla ankarada bir havuza gittik kız erkek karışık bir havuzdu güzel olmıcamnı düşünerek gittim yeşil oldukça güzel bir bikini giydim sıcaktan bunalıp direk suya atladım. Havuzun diğer ucunda çok yakışıklı bir çocuk bana bakıyor uzun bi süre bakıştık ben havuzdan çıktım şezlonga uzandım çoculta karşı tarafımdaki şezlonga uzandı kulaklığımı taktım müzik dinliyorum bir uygulamadan chek in yaptım ve yarım saat geçmeden mesaj havuza girermisin tekrar ıslak görmek istiyorum diye resimlere baktımki o bakıştığım çocuk önce görmemiş gibi davrandım bir süre sonra havuz boşalmaya başladı ve ben suya girdim mesajı okumamış gibi kendi halimde yüzüyorum sırtımda bir el hissettim kafamı sudan çıkardım adının tufan olduğunu öğrendiğim çocuk tanışabilirmiyiz dedi önce hayır dedim 5 dakika dedi havuzun içinde konuşmaya başladık kendinden bahsetti biraz hoş çocuktu kalçalarımın güzel olduğunu söyledi biz kızlar için önemlidir iltifat teşekkür ettim ıslakken çok sexy sin dedi bende sende çok tatlısın dedim tufan yakınlaşmaya başladı ne olsa 2 güne izmire dönücektim hiç sesimi çıkarmadım kimse anlamasın diye sarıldım millet bakıyo sevgili gibi davranalım dedim dünden razı kendine yapıştırdı beni sikine bastırıyodum tahrik oldu siki taş gibi oldu elleri kalçamda öpüşmeyr başladık çok güzel öpüşüyordu bendr küçük küçük ısırmaya başladım dudaklarını bikinimin üstünden amımı okşamaya başladı o kadar profesyoneldiki orda siktiricektim kendimi elimi şortunun üstüne attım ben ise sikini okşamaya başladım eli bikinimin içine girdi çıkalım dedim çıktık arabaya atladık evine gidicektik ben yolda onu azdırmaya karalıydım eteğimi yukarı çektim ve amımı okşamaya başladım dondu kaldı ıhh ıhhh sesler çıktıkça benden dayanamıyodu amıma parmağımı sokmaya başladığımda tek eli şortunun içine gitti sen önüne bak diyim sikini elime aldım ve sakso çrkmeye başladık damarları çıkmıştı ağzıma aldım ve vakum gibi çekmeye başladım arabada çok heyecanlı oluyodu bi yandan sikini yalıyordum bi yandan amımı parmaklıyodum çok azmıştım durdur dedim biraz ilerde durdurdu arabayı ve amımı yalamaya başladı parmağını soktu amıma genişletmek için siki 21 cm vardı içime almaöm zordu parmağını soktu sik beni hadi diyodum yalamaya devam etti parmağını çıkarmasıyla am suyumun fışkırması bir oldu deli gibi yaladı heryerimi sikiyle fırça çekmeye başladı gözlerim kayıypdu resmen siksene hadi şerefsiz demem daha kötü yaptı onu kılağımı yalarken sikini değdirip çekiyordu bir anda soktu hızlı hızlı beceriyosu beni şak şak sesleri hala kulağımda ikimizde inliyoduk aynı anda orgazm olduk bi süre kımıldıyamadık ikimizin dölleri karışmış amımdan akıyordu harika bir sikişti ankaraya geldiğimde tekrar görüşücez
Hamile Olmama Rağmen Beni Kandırıp Siktiler
Ben çiğdem 20 yaşında 1.73 boyumda esmer uzun saçlı 53 kilo bir kızım sizinle bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. 3 hafta önce arkadaşlarla ankarada bir havuza gittik kız erkek karışık bir havuzdu güzel olmıcamnı düşünerek gittim yeşil oldukça güzel bir bikini giydim sıcaktan bunalıp direk suya atladım. Havuzun diğer ucunda çok yakışıklı bir çocuk bana bakıyor uzun bi süre bakıştık ben havuzdan çıktım şezlonga uzandım çoculta karşı tarafımdaki şezlonga uzandı kulaklığımı taktım müzik dinliyorum bir uygulamadan chek in yaptım ve yarım saat geçmeden mesaj havuza girermisin tekrar ıslak görmek istiyorum diye resimlere baktımki o bakıştığım çocuk önce görmemiş gibi davrandım bir süre sonra havuz boşalmaya başladı ve ben suya girdim mesajı okumamış gibi kendi halimde yüzüyorum sırtımda bir el hissettim kafamı sudan çıkardım adının tufan olduğunu öğrendiğim çocuk tanışabilirmiyiz dedi önce hayır dedim 5 dakika dedi havuzun içinde konuşmaya başladık kendinden bahsetti biraz hoş çocuktu kalçalarımın güzel olduğunu söyledi biz kızlar için önemlidir iltifat teşekkür ettim ıslakken çok seksy sin dedi bende sende çok tatlısın dedim tufan yakınlaşmaya başladı ne olsa 2 güne izmire dönücektim hiç sesimi çıkarmadım kimse anlamasın diye sarıldım millet bakıyo sevgili gibi davranalım dedim dünden razı kendine yapıştırdı beni sikine bastırıyodum tahrik oldu siki taş gibi oldu elleri kalçamda öpüşmeyr başladık çok güzel öpüşüyordu bendr küçük küçük ısırmaya başladım dudaklarını bikinimin üstünden amımı okşamaya başladı o kadar profesyoneldiki orda siktiricektim kendimi elimi şortunun üstüne attım ben ise sikini okşamaya başladım eli bikinimin içine girdi çıkalım dedim çıktık arabaya atladık evine gidicektik ben yolda onu azdırmaya karalıydım eteğimi yukarı çektim ve amımı okşamaya başladım dondu kaldı ıhh ıhhh sesler çıktıkça benden dayanamıyodu amıma parmağımı sokmaya başladığımda tek eli şortunun içine gitti sen önüne bak diyim sikini elime aldım ve sakso çrkmeye başladık damarları çıkmıştı ağzıma aldım ve vakum gibi çekmeye başladım arabada çok heyecanlı oluyodu bi yandan sikini yalıyordum bi yandan amımı parmaklıyodum çok azmıştım durdur dedim biraz ilerde durdurdu arabayı ve amımı yalamaya başladı parmağını soktu amıma genişletmek için siki 21 cm vardı içime almaöm zordu parmağını soktu sik beni hadi diyodum yalamaya devam etti parmağını çıkarmasıyla am suyumun fışkırması bir oldu deli gibi yaladı heryerimi sikiyle fırça çekmeye başladı gözlerim kayıypdu resmen siksene hadi şerefsiz demem daha kötü yaptı onu kılağımı yalarken sikini değdirip çekiyordu bir anda soktu hızlı hızlı beceriyosu beni şak şak sesleri hala kulağımda ikimizde inliyoduk aynı anda orgazm olduk bi süre kımıldıyamadık ikimizin dölleri karışmış amımdan akıyordu harika bir sikişti ankaraya geldiğimde tekrar görüşücez
18 Mart 2014 Salı
Karımı sike sike orospu ettiler
Merhaba ben ankarada yaşamaktayım. eşim ile başımızdan geçen bir olayı anlatacam. Eşimle seks yaparken hep üçünçü bir kişiyi düşünmüşümdür. ama bir tülü söyleyemezdim, bir gün 2 adet kavaklı dere şarabı aldım eve geldim, karımla içip seks yapacaktık, şarabı içip ikimizde sızmışız. evde bir çeşit sesler duydum, ve kalkmak istedim ama başım ağrıyordu, karım sızmış yanımda uyuyordu,sesin geldiği odaya doğru gittim. birde kafama bir şeyle vurdular bayılmışım. ayıktığımda beni bağlamışlar.ellerimden ayaklarımdan karımı soyuyorlardı, oda yapmayı yapmayın deyi cılız bi sesle bağırıyordu.
Ama nerde onlar karıma abanmışlar karımı yalıyorlardı karım alkolun etkisi ile direnemiyordu bile.ben de dona kalmış bir şekilde izliyordum.karımı soydular, biri göğüslerini yalarken diğeri de amını yalıyordu.karıdan cılız cılız yapmayı yapmayın ne olur diyordu. hırsızın biri bak güzelim seni zevkin doruğuna çıkaracağız, kendini yorma dede. karımın dayanacak güçü kalmamıştı artık, hiç ses çıkarmıyordu.hırsızlar karımın her tarafını yalıyorlardı, ne yalan söyleyim bende zevke geldim.birisi karımın amını yalarken öbürü ağızna verdi karım öyle bir yalıyor emiyorki, benimkini hiç emmemişti.herhalde iş olacağına varsın der gibi emiyordu. bir taraftan sokun haydi sokun deyi bağrıyordu,öyle zevk almıştı ki beni unutmuş hırsızlara sevgilim ,aşkım sokun diyordu.onlarda biri amına sokup çıkarıyor öbürüde ağızına vermiş.gel git yapıyorlardı.
Karım benimkini hiç ağzına almamıştı al dediğimde tiskiniyom derdi ,oruspu beni aldatmış hırsızın menüsünü azında hep yuttu.öbürüde amına boşaldı.bir süre üçüde öylece yattılar. ben seyrediyordum, birde baktım karım denen oruspu hırsızın sikini emmeye başlamış. sanki bana kerç ediyordu. hırsızlar tekrar harekete geçtiler, biri alta yattı karımıda üstüne oturtdu karım öyle bir zıplıyorki aklınız durur.öbürüde sikini kremlemiş elinde de kıremle karımın götünü kıremlyor, karım gine çığılıklar atıyorsokun koçlarım her deliğime sokun deyordu. sikini mkırtemliyen hırsız öyle bir soktuki karım bağırdı açıyor ne olur yavaş aşkım yavaş diyordu. karımın götüde patlamiş oldu ikiside karımın amına patladılar. giyindiler ve bana dedilerki karıyın kıymetini bil çok güzel karın var insana zevk veriyor dediler. ummadığınız bir gün gene geleceğiz dediler hahaa polise anlatırsanız bizde deriz kendileri çağırdı deriz dediler ve gittiler.karım yorgun bi şekilde benim ipler çözdü ve ben haşat oldum, beni orupsu yaptılar, ne yapacağız şidi dedi. bende aramızda kalsın kimseye bir şey demiyelim dedim ve o şekilde yattık.sabahleyin kalktı bizimki banyoya girmiş hiçbir şey olmamış gibi banyo yaptı. bende o gün işe gittim. akşam geldiğide karım öyle bi maze hazırlamşki bi görün. üstünde ince bi elbise içi görüküyor orupsu kilot bi,le giymemiş.
Neyse içkileri içerken dedim biraz da alkolün tesiri ile akşam çok güzel sikişiyordun sen benim siki hiç ağzına almadın ama akşam ikisininkinide aldın dedim.o da ne yapım zor la verdiler tatlı da geldi.sen de beni hiç böyle sikmedin adamlar yarım saat siktiler dedi. hadi gel sik bakalım onlar g,bi sikecenmi beni dedi ve sikimi ağızına aldı emmeye başladı o heyecanla ağızına boşaldım. gördün mü dedi aha senden bu kadar işte dedi.keşke şimdi burda olsalar da beni gine iyi bir siksinler dedi. utancımdan gittim yattım. ertesi gün işteyim bir tel geldi karımdı akşam erken gel misafir gelecek dedi. bende kim gelecek dedim memleketten arkadaşın efkan dedi akşam eve geldim efkan daha gelmemiş.ne zaman gelecekmiş de dedim. karımda ne bilim akşam gelirim demişti. birde zil çaldı efakan elinde paketlerle geldi. bu ne erkan dedim vallahi bir tekirdağı rakısı ve taze balık getirdim dedi. neyse masayı kurduk içiyorduk karımda geldi bende bir bardak içiyimmi dedi erkanda ya yenge sen içmezdin senidemi alıştırdı içmeye s.ş. dedi.alıştırmazmı nelere alırştırdı bir bilsen deyerek oturdu ve içti.bir iki derken içmeye başladık karımın üstünde ince bir etek vardı sohbet ediyorduk bir de rakı bitmiş. karım daha içersiniz herhalde bana git bir içki al gel dedi. bende efkan içelimmi dedim o da olur dedi.ben camın perdeyi az açtım ve içkiye gittim geldim camdan baktım efkan karıma bir şeyler diyo yan yana oturmuşlar, karımın omuzuna elin atmış öbürü ilede eteği kaldırmak istiyo ama karım elini çektiriyor. biraz daha baktım. efkan karımın etek hafifden açılmış amı dışında kaltak kilot bile giymemiş.efkanın gözü orda elide bacaklarını okşuyo ben öyle bir zefke geldimki, neyse içeri girdim ikiside yerlerine geçtiler.
Neyse ben rakı yı doldurdum birer attık karım ben yeter içmeyecem siz çin benim kafam iyi oldu ben yatacam di,ye gitti. ve içkileri içerken bizde rakıyı içerken benimde aklıma bir fikir geldi dur bakıyım benim karı beni altadacakmı deyi orda sızmış gibi kafamı kanebenin üztüne koydum .efkan biraz durdu ve bana baktı kalktı gitti.bende arkasından gizlice baktım direk yatak odasına girdi.kapıyı örtü karımla konuşuyorlar karımın sesi geliyo bi kocama ben bakım gelim dedi ve yatak odasından çıktı ben sızmış gibi yaptım yanıma geldi koacacığım kalk yatağa yat dedi ama ben hiç seslenmedim. bu sızmş ya sen böyle içersen senin karıyı daha çok sikerler dedi ve gitti. efkanın sesi geliyor kapıyı ört deyi bizim oruspuda boş ver kavat sızmış onu artık sabaha kadar kimse kaldıramaz dedi. ve içeri girip sevişmeye başladılar ben kapının yanından seyrediyordum. öyle ateşli sevişiyorlarki zevkten dört köşe olsum karım erkanın donu cıkarttıki o ne olmaz böyle bi şey benim yarraktan iki üç misli yarrak bizi,m oruspu bile bir hoş oldu bu ne der gibi.
Seks ihtiyacımı fazlasıyla karşıladı
Merhaba gerçek sex hikaye okurları. Arkadaşlarımın İnternet tutkusunu duyduktan sonra ben de kendime bir bilgisayar alarak, yalnızlığın vermiş olduğu can sıkıntısını İnternette gidermeye başladım. İnternette Sörf yaptıkça, birçok sayfalara girdim ve tabi ki sex sayfalarına da. Seks hikayelerini keşfettiğimden beri hergün düzenli okuyorum. Başkalarının seks hikayelerini okudukça tahrik oluyorum, bu yüzden ben de size bir hikayemi anlatmaya karar verdim. Benim adım Özge, 26 yaşında, eşinden ayrılmış, dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.
Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfunun güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfunla yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.
Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfunun ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfunu geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfunun haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.
Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.
Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfunun teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfuna bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfunun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfunun ilgisini daha fazla çekmekti…
Bir süre sonra Tayfuna seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…
Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…
O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inliyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.
Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.
Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfunun güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfunla yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.
Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfunun ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfunu geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfunun haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.
Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.
Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfunun teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfuna bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfunun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfunun ilgisini daha fazla çekmekti…
Bir süre sonra Tayfuna seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…
Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…
O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inliyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.
Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.
Seks ihtiyacımı fazlasıyla karşıladı
Merhaba gerçek seks hikaye okurları. Arkadaşlarımın İnternet tutkusunu duyduktan sonra ben de kendime bir bilgisayar alarak, yalnızlığın vermiş olduğu can sıkıntısını İnternette gidermeye başladım. İnternette Sörf yaptıkça, birçok sayfalara girdim ve tabi ki seks sayfalarına da. Seks hikayelerini keşfettiğimden beri hergün düzenli okuyorum. Başkalarının seks hikayelerini okudukça tahrik oluyorum, bu yüzden ben de size bir hikayemi anlatmaya karar verdim. Benim adım Özge, 26 yaşında, eşinden ayrılmış, dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.
Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfunun güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfunla yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.
Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfunun ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfunu geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfunun haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.
Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.
Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfunun teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfuna bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfunun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfunun ilgisini daha fazla çekmekti…
Bir süre sonra Tayfuna seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…
Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…
O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inleyerek çığlıklar atıyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.
Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.
Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfunun güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfunla yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.
Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfunun ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfunu geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfunun haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğru söylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.
Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.
Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfunun teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfuna bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfunun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfunun ilgisini daha fazla çekmekti…
Bir süre sonra Tayfuna seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…
Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…
O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini de amıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inleyerek çığlıklar atıyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…
Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.
Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.
29 Ekim 2013 Salı
Ritayla Erotik Hikayeler
Ben Serkan,25 yaşında,iri bir gencim arkadaşlar tokmak diye takılırlar,sebebi de aletimin büyüklüğü,birkaç kere kiralık kızlarla aynı evde iş tutarken karılar bana bu ne lan eşekle mi yatacağız yarısını sok bana diye bağırıp beni rezil etmişti arkadaşlara,uzatmayalım, bir gün dükkanın önünde oturuken,50 yaşlarında bir kadın zorla taşıdığı poşetlerle gelip evladım biraz oturabilirmiyim yoruldum deyince buyur ettim, teyze rum şivesiyle konuşuyordu,uzun boylu ama ince bir kadındı,yazlık elbisesinden dolgun ama dik olmayan memelere,ince bir bele ve dolgun kalçalara sahip oldukça albenili duruyordu,çay ikram edince,kadının biraz saf olduğunu anladım çünkü ben sormadan anlatmaya başladı,adım Rita dedi genç yaşta dul kalmış çocuğu olmamış,kimsesi de yokmuş her işini kendi yapıyor ve yoruluyormuş falan anlatıyordu,artık yaşlandık bizden hayır gelmez deyince olur mu hanfendi gençsiniz ve güzelsiniz,her erkek sizin gibi birisini bulamaz dedim,yok evladım herkes gençlerin peşinde beni kim ne yapsın dedi,ben de hanımefendi ben de bekar yaşayan biriyim hayat zor ama umudumu kaybetmiyorum,belki karşıma iyi biri çıksa yaşına bakmadan evlenirim,yaş önemli değil siz de öyle düşünmeyin hayatınızı yaşayın deyip sizi evinize götüreyim deyip poşetlerini taşıdım,telefonlarımızı aldık yardım lazım olursa çağır deyip geri döndüm,akşam kapamaya yakın tel. çaldı arayan o kadındı evladım bana iyilik yaptın yemek yaptım gel karnını doyur bir tane de taze ekmek al kendine istersen deyince sağolun gelirim deyip,çıktım,bir demet çiçek ve ekmek alıp kapıyı çaldım,50 lik Rita sofrayı hazırlamışrakı kadehi bile koymuştu,çiçekleri verince çok sevinip boynuma sarıldı,yıllardır kimse çiçek almamış,yemek yedik rakıları içip sohbet ediyorduk,eviniz çok güzel benim pis bekar odama dönmek zor geleck deyince burda kal dedi olmaz falan diye nazlanınca israr etti tamam dedim,ama duşa girmem lazım dedim olur deyip banyoya götürdü havlu verdi,ben mahsus kapıyı aralık bırakmıştım,duş alırken kadın devamlı oda salon arası gidip geliyor geçerken de banyoya bakıyor diye yüzüm kapıya dönik yıkanıyordum,bir ara baktım kadın durmuş beni seyrediyoribozuntuya vermedim ama kadını sikmeye karar verdim,çıkınca Rita teyze şofben nasıl kapanıyor diye seslendim hemen geldi,dize kadar gelen gecelik giymişti kalçasından siyah donu belliydi benim alet oynayıp havluyu araladı,kadının gözü önüme kaymıştı,benim gözümde sütyensiz dolgun memelere kaydı,öylece kaldık,ben aniden kadına srılıp öpmeye başladım kadın da bana sarılıp karşılık veriyordu,boynunu yalıyor arkadan kalçalarını okşuyordum,kalkıp havludan kurtulan aletim kadının geceliğini itip bacak arasına girmişti, elimi arkadan donuna sokup amına ulaştım ateş gibi yanıyordu şimdiden ıslanmıştı bile,kadın aletime eğilirken ben de geceliğini sıyırıp kafasında çıkardım,aletimi eline alınca,evladım bu ne böyle dedi ,Rita teyze biraz büyük ama ne yapayım benim şansım kötü,tam kalkınca daha da iri oluyor o yüzden kızlara gidemiyorum zaten deyince,tabi gidemezsin bu kime sığar ki,sakın hepsini kullanma deyip aletimi çekerek yatağa götürdü,donunu çıkarıp ayakta bana bakıyordu,uzun boyu ve dolgun ama diriliğini kaybetmiş kalçaları harikaydı, yatağa oturtup bacaşının birini yatağa koyup amını ağzıma dayadı, kızıla yakın renkli kısa ve yumuşak kıllar kabarık kasığını süslemiş etli kabarık amının etrafı kılsız ,etli dudakların arasından bızırı şişip dışarı çıkmıştı,amına saldırarak emip yalamaya başladım,dilimi sokup ekşimsi am tadını ve kokusunu aldım,dilimi hızla amına saplıyordum,bızırını ve amının dudaklarını emiyordum,kadın titremeye başladı,inliyor amını ağzıma bastırıyordu,ayakta duramadı,yatırıp bacağını açtım yalamaya devam ederken aletimi ağzına verdim başını alıp emmeye başladı yalaması ve emmesi kazık gibi yapmıştı,iki eliyle aletime sarılmış başını ağzına sokmaya çalışıyordu ben de iterek sokuyordum,amına soktuğum dilimle kadını sikiyordum,bacağıyla bağımı sıkıştırıp inleyerek gelmeye başladı hıçkırıyordu,orgazm olurken ağlıyarak kasılmaları geçip gevşedi,halsüzleşmişti, arkasına geçip sarıldım,aletimi amına dayayıp yavaşça geçirmeye başladım,amı fırın gibi sıcak ve ıslaktı,yarrağım amını gererek açıp yuvasına giriyordu,yarısından fazlasını almıştı ama doğum yapmamış kadının vajinası çok sıkıydı,kayganlığı iyiydi,santim santim geçirip amının dibine kadar soktum,botnunu yalayıp memesini okşayayak darbelere başladım kadın yine inlemeye başladı,50 yaşına rağmen,dulluğun verdiği erkeksiz yıllar amını taze bırakmış sıkılığı kaybolmamıştı,sert ve hızla geçirerek aletimin geri kalanını da sokmalıydım,kadın aletimden kaçmaya başlayınca nolursun biraz dayan hayatımda ilk defa hepsini sokmakmama yardım et dedim tamam ben zorlansam da durma devam et deyince,darbeleri artırarak amına sokmaya devam ettim inlemelere acı da karışmıştı ama ben çok zevk alıyordum,50 liğin amı beni delirtiyordu,amının dibine sertçe köklüyordum artık taşaklarm arka deliğe çarpıyordu,kadının uzun boyu olmasa bu yarrağı alamazdı zorlanarak kendini sıkıyordu ama bağırmadan aletime dayanıyordu,kökledikçe inlemesi artıp kıvranmaya başladı,içinden çıkıp sırtüstü yatırdım beline yastık koyup amına birdaha sapladım sert köklememle bacaklarını topladı,bacaklasını belime sarınca,ben de belinden ve omuzundan tutup final darbelerine başladım,her kiklemede kadın sırtımı tırnaklayıp ıııhhh ııııh diye inliyor sıkıca yapışıyordu,devam et devam et diye bağırıyor altımda kıvranıp duruyordu,doyor beni yine getir bağırt beni sikerek ağlat dibime kökle amımı yırt kol gibi aletinle doyur benii 40 yıldır amım yanıp durdu,kanırtarak sik beni her gün gel bütün gün amımı dağıt diye bağırması beni kudurttu ve öyle bir sikmeye başladım ikimiz de dayanamayıp sarsılmaya başladık onun kasılması benim aleti sıkıp amının dibine döllerimi fışkırtmamı şiddetlendirdi ve aynı anda kadın ağlayıp bağırarak ben sertçe kökleyerek halsiz kalana kadar devam edip yatağa yığıldık,,,50 lik Ritayla sarılıp uyuduk,,,devamı var
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)