18 Mart 2014 Salı

Evli arkadaşımla seks yaptık



Selam gerçek sex hikaye arkadaşlar. Adım Kenan, Gaziantepin bakir ilçelerinden birinde, vasat bir evlilik hayatı sürerken, aniden karşıma çıkan, eski bir Lise arkadaşım olan Özlem ile yaşadığım bir anımı paylaşmak istedim. Liseyi bitirmiş, evlenmeyi planlarken, peşimden koşan Özlemin meğer benle yuva kurma hayalleri varmışta yıllar sonra öğrendim. Ama o zamanlar ben adeta salak gibi, benim için yanan bu ateşten habersiz, elde çitilemekten bir hal olurdum. Dediğim gibi, Liseyi bitirdikten sonra aradan yıllar geçmiş, ben de, o da evlenmişiz, çoluk çocuğa karışmışız. Hayat monotonlaşmış giderken rastlantı buya, bir mağazada karşılaştık Özlemle. Tabi eskiden selamımız muhabbetimiz vardı. Bana gülümseyerek, “Merhaba!” dedi. Ayaküstü kısa bir muhabbetten sonra, evlendiğini, nerde oturduğunu falan anlattı (Oturduğu binada da tesadüfen benim bir piç arkadaşım oturuyordu). Özlemle sohbetimiz güzeldi, yine de etraftan dikkat çekmesin diye hemen ayrıldım ordan. Ama aklım Özlemde kaldı. Evlilik ona yaramış, taş gibi kalçalar, kalın dudaklar, işveli bakış, derken tam sikilmelik bir afet olmuş. Bu arada Özlemin boyu 1.65 falan ve hafif balıketli, ama muhteşem denecek kadar bakımlı bir afet…

Bir gün dayanamadım, piç arkadaşımı arayarak, Özlemin evine yolladım. O da Özleme, benim görüşmek istediğimi, dolayısıyla tlefon numarasını istediğimi söylemiş ve almış. Adeta liseli aşıklar gibi heyecanla, “Alo.” dedim. Ama Özlemde o ne ses, ne işve! Ertesi günü, kocası işe gidince beni evine davet etti. Ne ile karşılaşacağımı bilmesem de, adeta ayaklarım kendiliğinden gitti. Kısa bir hoşbeşten ve bir bardak çaydan sonra, malum yılların hasreti var, öpüşmek için eğildiğimde, beni iterek, “Böyle birşeye hazır değilim, buraya bunun için mi geldin?” muhabbetlerine başlayınca, ben sinirlendim, kalkıp evi terkettim. Arkamdan, “Dur, gitme!” v.s dediyse de dönmedim…

Israrlı telefonlarına dayanamadım ve yumdum gözümü, açtım ağzımı, “Ulan salak, onca riske çay içmek için mi katlandık? Madem bir bok olmayacaksa niye evine çağırıyorsun beni?” diye fırçaladım. Bu yalvar yakar derken, “2 gün sonra seni çağıracam, gelirmisin?” dedi. Ben de hem kudurduğum için, hemde sinirimi çıkarmak için, “Bakarız!” dedim. Tabi bu arada mesajlaşıp, telefonda da görüşüyoruz. O an korktuğunu, böyle birşeyi aslında planlamadığını, sadece geçmişin hatırına benimle yanyana oturmak istediğini anlattı. Ben de buluşma riske girmesin diye, “Hı hı, tamam, OK!” v.s diyorum.

2 gün sonra beni çağırıp, evine vardığımda, üstünde beyaz sıfırkol keten gömlek, tek düğmeyle sarmış memelerini, sütyen yok, altta vücuduna yapışmış kumaş pantolonla açtı kapıyı. Kapıyı kapatır kapatmaz hemen yumuldu dudaklarıma, ama nefes alamıyorum nerdeyse. Gömleğinin düğmesini açtığımda, uçları sertleşmiş, çocuk emzirmiş bir kadında olmayacak kadar dik, beyaz ve taş gibi memeleri ağzıma alıp emerken, bir yandan da kendi üzerimdeki elbiseleri çıkarıyordum. Onun daha sadece üstü çıplakken, ben çırılçıplaktım. Pantolonunu indirdiğinde altına külot da giymemişti. Bacaklarının arasında şeftali gibi duran amcığını avuçladığımda, amcık ıslaktı, hemde işemişcesine ıslak. Bir ara parmağımla amcığının deliğini yokladım, ama parmağım zor giriyordu. Yanlışlıkla parmağımı götüne mi sokmaya çalışıyorum diye kontrol ettim, ama yok değil, göt deliği boştu. Dayanamadım, “Kızım kocan seni hiç mi sikmiyor, amın çok dar, çocuk nasıl çıktı bu amcıktan?” diye sordum. Kocasıyla aylardır sikişmediğini, zaten sikişse de çocuk pipisi gibi olduğundan pek birşey hissetmediğini ve doğumu sezeryanla yaptığını söylediğinde, daha da kudurdum. Daha önce belki yüzlerce farklı am sikmiştim, ama daha yeni ergenliğe giren kızlarda bile amcık bundan daha geniştir.

Yatak odasına geçtiğimizde, Özlem o anki zevk ve orospuluğuyla, yarağımı bir posta ağzına alıp boşalttı beni, ama o ne biçim yalamaktı öyle, adeta otomatik sağım makinası mübarek. Taşaklarımı okşuyor, götdeliğimi arada bir yokluyor, çıldırmak işten bile değil. Özlemi karyolasına uzattım ve ben de onun amcığını yaladım, hem de sanki aylardır am görmemişim gibi. Özlem kudurmuş gibi inliyordu, “Kızım sessiz ol, mahalle başımıza toplanacak!” dedim. “Kim gelirse gelsin, umurumda değil, hadi sik beni!” dedi. Pozisyonumu aldım ve o dar amcığına girmeye çalışıyorum, ama sanki 16 yaşındaki bir kız sikiyormuşum gibi, bekaretini bozuyormuşum gibi bağırıyor. Zorlaya zorlaya, amını dağıta dağıta, sonunda girdim içine, ama sikim kopacak gibi. Bacakları kısa olmasına rağmen belime dolamış, adeta komple vücudumu bebek gibi amından içine alacakmış gibi kendine çekiyordu beni. Tabi o arada ben habire pompalıyorum. Daha 3 dakika olmadan kedi eniği gibi inleyerek boşaldı. Ama ben halen gitgeldeydim, bana yılan gibi sarıldı ve “Yere uzan!” dedi. Ben de sikim o dar amcıktan çıkarmadan yere uzandım, o da üstüme ata biner gibi, oturup kalkarken amının suları bacaklarıma, ordanda halıya akıyor ve ben sadece denileni yapıyordum.

Bilmem kaçıncı orgazmını olduktan sonra, benim de boşaldığımı anlayınca üstümden kalktı. Ben bitti diye düşünürken, amcığının suyu ve döle bulaşmış sikimi birden ağzına aldı, emmeye başladı. Yarağımı tekrar taş gibi yaptıktan sonra elimden tutup kaldırdı ve yatağın kenarına yüzünü yapıştırıp, arkasını bana domaldı ve beni arkasına çekti. Ben arkasından amına sokmaya çalışırken, elini arkaya attı ve yarrağımı tutup kendi eliyle göt deliğine fırça çekmeye başladı. İnanamıyordum bu nasıl bir sikilme arzusuydu böyle. “Daha amına zor alıyorsun, götüne nasıl alacaksın?” dediğimde, “Sen sikmene bak!” deyip, sikim götünün mor deliğinin ağzındayken kendini bana doğru bastırıp, “Girsene!” dedi. Benim de canıma minnet, götüne yavaş yavaş girerken, Özlem dudağını ısırıp, saçını başını sallıyor ve “Hadi, hadi!” diyerek tempo tutuyordu. Bir anda nasıl olduğunu anlamadan, Pfloooop! diye ses çıkmasıyla başı içine girdi. Özlem de böğüre böğüre götünü geriye iterek kalanını aldı götüne. Yarrağım adeta kırılacak gibiydi. Ben yarağımı milim milim geri çıkarıken, “Çıkmaaaaa!” diye bağırdı. Biraz sonra götünü ileri geri hareket ettirdiğinde, anladım ki pompalamam gerekiyordu ve aynen öyle yaptım. Fakat anca birkaç kez pompalayabildim ve dayanmadım, içine boşaldım…

Özlem yatağa, ben de sikim halen götünde bir şekilde Özlemin üstüne yığıldım. 1-2 dakika sonra doğrulup sikimi götünden çıkardığımda, Özlem yerinden kalkamayacak kadar yorulduğunu söyledi. Kucağıma aldım ve beraber duşa girdik. Özlemi güzelce yıkayıp, kendim de yıkandıktan sonra, banyodan çıkmadan, son bir posta daha o daracık amcığından sikip, içine boşaldım, öyle çıktık…

Özlemle sikişmelerimiz yıllarca devam etti. Ama hayatımda bu kadar bakımlı ve seksten çok hoşlanan bir kadını porno filmlerinde bile seyretmedim. Şimdi ise uzun zamandır görüşmüyoruz, ancak o öpüşmesi, o yarak yalaması, o daracık amcığı ve götü aklıma geldikçe çıldırıyorum!

Evli arkadaşımla seks yaptık



Selam gerçek seks hikaye arkadaşlar. Adım Kenan, Gaziantepin bakir ilçelerinden birinde, vasat bir evlilik hayatı sürerken, aniden karşıma çıkan, eski bir Lise arkadaşım olan Özlem ile yaşadığım bir anımı paylaşmak istedim. Liseyi bitirmiş, evlenmeyi planlarken, peşimden koşan Özlemin meğer benle yuva kurma hayalleri varmışta yıllar sonra öğrendim. Ama o zamanlar ben adeta salak gibi, benim için yanan bu ateşten habersiz, elde çitilemekten bir hal olurdum. Dediğim gibi, Liseyi bitirdikten sonra aradan yıllar geçmiş, ben de, o da evlenmişiz, çoluk çocuğa karışmışız. Hayat monotonlaşmış giderken rastlantı buya, bir mağazada karşılaştık Özlemle. Tabi eskiden selamımız muhabbetimiz vardı. Bana gülümseyerek, “Merhaba!” dedi. Ayaküstü kısa bir muhabbetten sonra, evlendiğini, nerde oturduğunu falan anlattı (Oturduğu binada da tesadüfen benim bir piç arkadaşım oturuyordu). Özlemle sohbetimiz güzeldi, yine de etraftan dikkat çekmesin diye hemen ayrıldım ordan. Ama aklım Özlemde kaldı. Evlilik ona yaramış, taş gibi kalçalar, kalın dudaklar, işveli bakış, derken tam sikilmelik bir afet olmuş. Bu arada Özlemin boyu 1.65 falan ve hafif balıketli, ama muhteşem denecek kadar bakımlı bir afet…

Bir gün dayanamadım, piç arkadaşımı arayarak, Özlemin evine yolladım. O da Özleme, benim görüşmek istediğimi, dolayısıyla tlefon numarasını istediğimi söylemiş ve almış. Adeta liseli aşıklar gibi heyecanla, “Alo.” dedim. Ama Özlemde o ne ses, ne işve! Ertesi günü, kocası işe gidince beni evine davet etti. Ne ile karşılaşacağımı bilmesem de, adeta ayaklarım kendiliğinden gitti. Kısa bir hoşbeşten ve bir bardak çaydan sonra, malum yılların hasreti var, öpüşmek için eğildiğimde, beni iterek, “Böyle birşeye hazır değilim, buraya bunun için mi geldin?” muhabbetlerine başlayınca, ben sinirlendim, kalkıp evi terkettim. Arkamdan, “Dur, gitme!” v.s dediyse de dönmedim…

Israrlı telefonlarına dayanamadım ve yumdum gözümü, açtım ağzımı, “Ulan salak, onca riske çay içmek için mi katlandık? Madem bir bok olmayacaksa niye evine çağırıyorsun beni?” diye fırçaladım. Bu yalvar yakar derken, “2 gün sonra seni çağıracam, gelirmisin?” dedi. Ben de hem kudurduğum için, hemde sinirimi çıkarmak için, “Bakarız!” dedim. Tabi bu arada mesajlaşıp, telefonda da görüşüyoruz. O an korktuğunu, böyle birşeyi aslında planlamadığını, sadece geçmişin hatırına benimle yanyana oturmak istediğini anlattı. Ben de buluşma riske girmesin diye, “Hı hı, tamam, OK!” v.s diyorum.

2 gün sonra beni çağırıp, evine vardığımda, üstünde beyaz sıfırkol keten gömlek, tek düğmeyle sarmış memelerini, sütyen yok, altta vücuduna yapışmış kumaş pantolonla açtı kapıyı. Kapıyı kapatır kapatmaz hemen yumuldu dudaklarıma, ama nefes alamıyorum nerdeyse. Gömleğinin düğmesini açtığımda, uçları sertleşmiş, çocuk emzirmiş bir kadında olmayacak kadar dik, beyaz ve taş gibi memeleri ağzıma alıp emerken, bir yandan da kendi üzerimdeki elbiseleri çıkarıyordum. Onun daha sadece üstü çıplakken, ben çırılçıplaktım. Pantolonunu indirdiğinde altına külot da giymemişti. Bacaklarının arasında şeftali gibi duran amcığını avuçladığımda, amcık ıslaktı, hemde işemişcesine ıslak. Bir ara parmağımla amcığının deliğini yokladım, ama parmağım zor giriyordu. Yanlışlıkla parmağımı götüne mi sokmaya çalışıyorum diye kontrol ettim, ama yok değil, göt deliği boştu. Dayanamadım, “Kızım kocan seni hiç mi sikmiyor, amın çok dar, çocuk nasıl çıktı bu amcıktan?” diye sordum. Kocasıyla aylardır sikişmediğini, zaten sikişse de çocuk pipisi gibi olduğundan pek birşey hissetmediğini ve doğumu sezeryanla yaptığını söylediğinde, daha da kudurdum. Daha önce belki yüzlerce farklı am sikmiştim, ama daha yeni ergenliğe giren kızlarda bile amcık bundan daha geniştir.

Yatak odasına geçtiğimizde, Özlem o anki zevk ve orospuluğuyla, yarağımı bir posta ağzına alıp boşalttı beni, ama o ne biçim yalamaktı öyle, adeta otomatik sağım makinası mübarek. Taşaklarımı okşuyor, götdeliğimi arada bir yokluyor, çıldırmak işten bile değil. Özlemi karyolasına uzattım ve ben de onun amcığını yaladım, hem de sanki aylardır am görmemişim gibi. Özlem kudurmuş gibi inleyerek çığlıklar atıyordu, “Kızım sessiz ol, mahalle başımıza toplanacak!” dedim. “Kim gelirse gelsin, umurumda değil, hadi sik beni!” dedi. Pozisyonumu aldım ve o dar amcığına girmeye çalışıyorum, ama sanki 16 yaşındaki bir kız sikiyormuşum gibi, bekaretini bozuyormuşum gibi bağırıyor. Zorlaya zorlaya, amını dağıta dağıta, sonunda girdim içine, ama sikim kopacak gibi. Bacakları kısa olmasına rağmen belime dolamış, adeta komple vücudumu bebek gibi amından içine alacakmış gibi kendine çekiyordu beni. Tabi o arada ben habire pompalıyorum. Daha 3 dakika olmadan kedi eniği gibi inleyerek boşaldı. Ama ben halen gitgeldeydim, bana yılan gibi sarıldı ve “Yere uzan!” dedi. Ben de sikim o dar amcıktan çıkarmadan yere uzandım, o da üstüme ata biner gibi, oturup kalkarken amının suları bacaklarıma, ordanda halıya akıyor ve ben sadece denileni yapıyordum.

Bilmem kaçıncı orgazmını olduktan sonra, benim de boşaldığımı anlayınca üstümden kalktı. Ben bitti diye düşünürken, amcığının suyu ve döle bulaşmış sikimi birden ağzına aldı, emmeye başladı. Yarağımı tekrar taş gibi yaptıktan sonra elimden tutup kaldırdı ve yatağın kenarına yüzünü yapıştırıp, arkasını bana domaldı ve beni arkasına çekti. Ben arkasından amına sokmaya çalışırken, elini arkaya attı ve yarrağımı tutup kendi eliyle göt deliğine fırça çekmeye başladı. İnanamıyordum bu nasıl bir sikilme arzusuydu böyle. “Daha amına zor alıyorsun, götüne nasıl alacaksın?” dediğimde, “Sen sikmene bak!” deyip, sikim götünün mor deliğinin ağzındayken kendini bana doğru bastırıp, “Girsene!” dedi. Benim de canıma minnet, götüne yavaş yavaş girerken, Özlem dudağını ısırıp, saçını başını sallıyor ve “Hadi, hadi!” diyerek tempo tutuyordu. Bir anda nasıl olduğunu anlamadan, Pfloooop! diye ses çıkmasıyla başı içine girdi. Özlem de böğüre böğüre götünü geriye iterek kalanını aldı götüne. Yarrağım adeta kırılacak gibiydi. Ben yarağımı milim milim geri çıkarıken, “Çıkmaaaaa!” diye bağırdı. Biraz sonra götünü ileri geri hareket ettirdiğinde, anladım ki pompalamam gerekiyordu ve aynen öyle yaptım. Fakat anca birkaç kez pompalayabildim ve dayanmadım, içine boşaldım…

Özlem yatağa, ben de sikim halen götünde bir şekilde Özlemin üstüne yığıldım. 1-2 dakika sonra doğrulup sikimi götünden çıkardığımda, Özlem yerinden kalkamayacak kadar yorulduğunu söyledi. Kucağıma aldım ve beraber duşa girdik. Özlemi güzelce yıkayıp, kendim de yıkandıktan sonra, banyodan çıkmadan, son bir posta daha o daracık amcığından sikip, içine boşaldım, öyle çıktık…

Özlemle sikişmelerimiz yıllarca devam etti. Ama hayatımda bu kadar bakımlı ve seksten çok hoşlanan bir kadını porno filmlerinde bile seyretmedim. Şimdi ise uzun zamandır görüşmüyoruz, ancak o öpüşmesi, o yarak yalaması, o daracık amcığı ve götü aklıma geldikçe çıldırıyorum!

Komşu teyzenin muhteşem kalçaları




Selam gerçek sex hikaye severler. Bulunduğumuz sitede Hatice teyze diye bir kadın var. Site içi olduğundan herkes neredeyse birbirini tanır. Hatice teyze de arkadaşlarıyla gündüz site içindeki parkta otururlar sohbet ederler. Geçen gün parkta oturduğum bankın karşısındaki banka oturdu. Torununun okuldan çıkmasını bekliyormuş. Hatice teyze 52-53 yaşlarında, herzaman bol ince pijamalardan giyer altına. Üstüne de ince bulüzlerden. Onu her gördüğümde kalçalarının dikliği, memelerinin büyüklüğü dikkatimi çekerdi. Zaten defalarca onun o dehşet kalçalarını hayal ederek 31 çekmiştim. Karşımdaki banka oturunca, bana hafif bir kafa sallayarak selam verdi. Ben de, “Merhaba Hatice teyze, nasılsın?” diye sordum. O an bir bahane bulup yanına oturmak istiyordum ki, bana, “Ya Ömer telefonun saatini ayarlayamadım. Bir türlü çözemedim şu telefonu kullanmayı!” dedi.

Hemen yanına gittim oturdum, telefonu verdi bana, saatini ayarladım, verdim geri. Yanına oturmuşum, birdaha kalkarmıyım. Biraz havadan sudan sohbet ettik. Bir ara bana, “Sen evlenmiyormusun daha? Bekar kızım da yok ki sana versem!” dedi. Ben de, “Yok ya evlenmiyorum, gençliğimin tadını çıkartayım biraz!” dedim. Ben o arada ince bulüzünün altından sütyene sığmayan o dik memelerini kesiyordum ki, Hatice teyze bunu fark etti ve “Napıyorsun, nereme bakıyorsun sen öyle?” dedi. Ben de, “Napayım abla, dikkatimi çeiyor!” dedim. “Oğlum senin kız arkadaşın falan yok mu, git onlarınkine bak! Anan yaşındaki dul bir kadının orasına burasına ne bakıyorsun?” deyince, “50 tane kız arkadaşım olsa nolur abla, hangi genç kızda seninki gibi göğüsler var?” dedim. Ben öyle deyince gururlandı ve “Niye, çok mu güzeller?” dedi. “Evet abla, çok güzel göğüslerin var! Geceleri onları düşünmekten uyuyamıyorum!” dedim ve elimi usulca elinin üstüne koydum ve elini okşamaya başladım. Hatice teyzenin hoşuna gitmiş olacak ki, sesini çıkarmadı ve elini çekmedi. Fakat az sonra bana, “Ablam bu yaptığımız yanlış, ama etkilenmedim dersem yalan olur! Hoş çocuksun! Öğleden sonra saat 2 gibi benim eve gel, biraz muhabbet edelim senle!” dedi.

Saat tam 2’de evine gittim. Kapıyı açtı, üstünde yine aynı elbiseler vardı, ama banyo yapmış, saçlarının ıslaklığından belliydi. Karşılıklı oturduk, meşrubat ikram etti, biraz sohbet ettik. Ben dayanamadım ve “Hatice teyze hep böyle oturacakmıyız? Ben kötü oluyorum, olmazsa ben gideyim!” dedim. Bunları dememle birlikte oturduğu koltuktan kalkıp geldi yanıma oturdu ve bir anda elini önüme attı, pantolon üstünden yarrağımı sıvazlamaya başladı. Benim yarak hemen kazık gibi olunca dayanamadım ve Hatice teyzenin o kibar dudaklarına yapıştım. Sanki hiç sex yapmamışım, ilk defa bir kızı öpüyormuşum gibi emiyordum dudaklarını. Yıllardır hayal ettiğim o göğüsleri avcumun arasındaydı artık, doyasıya avuçluyor, sıkıyor, okşuyordum. Hatice teyze bir çırpıda çıkardı üstündekileri ve beni de soyarak, saxo çekmeye başladı. Benim yarak ağzında kalp gibi atıyor, her an boşalacağım zannediyorum. Yarağımın başını ufak ufak öpüyor, yukardan aşağıya yalıyordu. Ben de bu arada memelerini delicesine okşuyordum…

Sonra yoruldu, geriye yaslandı ve “Yatak odasına geçelim!” dedi. Birbirimize sarılarak gittik yatak odasına. Yatağa sırt üstü uzandı, ben de amına yumuldum hemen. Ben gelmeden amının kıllarını traş yapmış belli, her tarafı kaymak gibi tertemizdi amcığın. Yalamaya, dil atmaya, somurmaya başladım. Ben somurdukça Hatice teyze inliyor, bu da beni daha tahrik ediyordu. Amını yaladıktan sonra bende dayanacak hal kalmadı ve amına yerleştirdim yarağı. “Aahhhh!” diye bir ses çıktı Hatice teyzeden. Ben dibine kadar köklüyordum, o da bir o kadar inliyordu. Ben daha boşalmadan Hatice teyze titremeye başladı, ellerimden sımsıkı tuttu ve titreye titreye orgazm oldu. Ben daha da tahrik oldum, birkaç sokup çıkarmadan sonra amının içine çeşme gibi boşaldım…

Halsizlikten kımıldıyamıyorduk, öylece yattık kaldık. 15 dakika dinlendikten sonra birlikte duşa girdik. Hatice teyzeyi bir daha böyle yakalayamazdım ve o hayalini kurduğum dehşet götünü sikecektim. O beni, ben onu sabunlayıp yıkarken, benim yarak yeniden kalktı. Hemen eğildim ve o taş gibi kalçalarının arasından göt deliğini yalamaya başladım. Hatice teyze zevkten kuduruyordu, “Hayatımda ilk defa bugün amım ve götüm yalanmanın tadına baktı!” dedi. Göt deliğini köpüklü parmaklarımla biraz gevşettikten sonra, domalttım, yarağımı ve onun göt deliğini şampuanladım ve bir anda kökledim. “Ahhhhh, offff! Mahvettin beni amına koduğumun çocuğu! Bu nasıl bir acıdır böyle! Kımıldama!” diye bağırıyordu. Kendini rahat bırakmasını söyledim ve hareketsiz içinde bekledim. Götünün içi yanıyordu…

Hatice teyze zamanla gevşedi ve kalçalarını sallamaya başladı. Yarrağımı götünün içinde oynatıyordum artık. Bu onun da hoşuna gitmişti. Ben de sokup çıkarmaya başladım. Yaklaşık 15-20 dakika kadar kökleye kökleye götünü siktim. Boşalacağım zaman çıkardım götünden ve ağzına verdim. Ağzına almasıyla yarağımın patlaması bir oldu.

İyice yıkandıktan sonra duştan çıktık ve giyindik. Ben evinden ayrılırken, “Bir daha sikişecekmiyiz?” diye sorduğumda, dudaklarıma yapıştı, “Sen böyle amımı götümü yalarsan, ben sana herzaman veririm koçum!” dedi. Artık Hatice teyzenin evine haftada bir iki defa gidip, birlikte uçuşa geçiyoruz.

Komşu teyzenin muhteşem kalçaları




Selam gerçek seks hikaye severler. Bulunduğumuz sitede Hatice teyze diye bir kadın var. Site içi olduğundan herkes neredeyse birbirini tanır. Hatice teyze de arkadaşlarıyla gündüz site içindeki parkta otururlar sohbet ederler. Geçen gün parkta oturduğum bankın karşısındaki banka oturdu. Torununun okuldan çıkmasını bekliyormuş. Hatice teyze 52-53 yaşlarında, herzaman bol ince pijamalardan giyer altına. Üstüne de ince bulüzlerden. Onu her gördüğümde kalçalarının dikliği, memelerinin büyüklüğü dikkatimi çekerdi. Zaten defalarca onun o dehşet kalçalarını hayal ederek 31 çekmiştim. Karşımdaki banka oturunca, bana hafif bir kafa sallayarak selam verdi. Ben de, “Merhaba Hatice teyze, nasılsın?” diye sordum. O an bir bahane bulup yanına oturmak istiyordum ki, bana, “Ya Ömer telefonun saatini ayarlayamadım. Bir türlü çözemedim şu telefonu kullanmayı!” dedi.

Hemen yanına gittim oturdum, telefonu verdi bana, saatini ayarladım, verdim geri. Yanına oturmuşum, birdaha kalkarmıyım. Biraz havadan sudan sohbet ettik. Bir ara bana, “Sen evlenmiyormusun daha? Bekar kızım da yok ki sana versem!” dedi. Ben de, “Yok ya evlenmiyorum, gençliğimin tadını çıkartayım biraz!” dedim. Ben o arada ince bulüzünün altından sütyene sığmayan o dik memelerini kesiyordum ki, Hatice teyze bunu fark etti ve “Napıyorsun, nereme bakıyorsun sen öyle?” dedi. Ben de, “Napayım abla, dikkatimi çeiyor!” dedim. “Oğlum senin kız arkadaşın falan yok mu, git onlarınkine bak! Anan yaşındaki dul bir kadının orasına burasına ne bakıyorsun?” deyince, “50 tane kız arkadaşım olsa nolur abla, hangi genç kızda seninki gibi göğüsler var?” dedim. Ben öyle deyince gururlandı ve “Niye, çok mu güzeller?” dedi. “Evet abla, çok güzel göğüslerin var! Geceleri onları düşünmekten uyuyamıyorum!” dedim ve elimi usulca elinin üstüne koydum ve elini okşamaya başladım. Hatice teyzenin hoşuna gitmiş olacak ki, sesini çıkarmadı ve elini çekmedi. Fakat az sonra bana, “Ablam bu yaptığımız yanlış, ama etkilenmedim dersem yalan olur! Hoş çocuksun! Öğleden sonra saat 2 gibi benim eve gel, biraz muhabbet edelim senle!” dedi.

Saat tam 2’de evine gittim. Kapıyı açtı, üstünde yine aynı elbiseler vardı, ama banyo yapmış, saçlarının ıslaklığından belliydi. Karşılıklı oturduk, meşrubat ikram etti, biraz sohbet ettik. Ben dayanamadım ve “Hatice teyze hep böyle oturacakmıyız? Ben kötü oluyorum, olmazsa ben gideyim!” dedim. Bunları dememle birlikte oturduğu koltuktan kalkıp geldi yanıma oturdu ve bir anda elini önüme attı, pantolon üstünden yarrağımı sıvazlamaya başladı. Benim yarak hemen kazık gibi olunca dayanamadım ve Hatice teyzenin o kibar dudaklarına yapıştım. Sanki hiç seks yapmamışım, ilk defa bir kızı öpüyormuşum gibi emiyordum dudaklarını. Yıllardır hayal ettiğim o göğüsleri avcumun arasındaydı artık, doyasıya avuçluyor, sıkıyor, okşuyordum. Hatice teyze bir çırpıda çıkardı üstündekileri ve beni de soyarak, saxo çekmeye başladı. Benim yarak ağzında kalp gibi atıyor, her an boşalacağım zannediyorum. Yarağımın başını ufak ufak öpüyor, yukardan aşağıya yalıyordu. Ben de bu arada memelerini delicesine okşuyordum…

Sonra yoruldu, geriye yaslandı ve “Yatak odasına geçelim!” dedi. Birbirimize sarılarak gittik yatak odasına. Yatağa sırt üstü uzandı, ben de amına yumuldum hemen. Ben gelmeden amının kıllarını traş yapmış belli, her tarafı kaymak gibi tertemizdi amcığın. Yalamaya, dil atmaya, somurmaya başladım. Ben somurdukça Hatice teyze inliyor, bu da beni daha tahrik ediyordu. Amını yaladıktan sonra bende dayanacak hal kalmadı ve amına yerleştirdim yarağı. “Aahhhh!” diye bir ses çıktı Hatice teyzeden. Ben dibine kadar köklüyordum, o da bir o kadar inleyerek çığlıklar atıyordu. Ben daha boşalmadan Hatice teyze titremeye başladı, ellerimden sımsıkı tuttu ve titreye titreye orgazm oldu. Ben daha da tahrik oldum, birkaç sokup çıkarmadan sonra amının içine çeşme gibi boşaldım…

Halsizlikten kımıldıyamıyorduk, öylece yattık kaldık. 15 dakika dinlendikten sonra birlikte duşa girdik. Hatice teyzeyi bir daha böyle yakalayamazdım ve o hayalini kurduğum dehşet götünü sikecektim. O beni, ben onu sabunlayıp yıkarken, benim yarak yeniden kalktı. Hemen eğildim ve o taş gibi kalçalarının arasından göt deliğini yalamaya başladım. Hatice teyze zevkten kuduruyordu, “Hayatımda ilk defa bugün amım ve götüm yalanmanın tadına baktı!” dedi. Göt deliğini köpüklü parmaklarımla biraz gevşettikten sonra, domalttım, yarağımı ve onun göt deliğini şampuanladım ve bir anda kökledim. “Ahhhhh, offff! Mahvettin beni amına koduğumun çocuğu! Bu nasıl bir acıdır böyle! Kımıldama!” diye bağırıyordu. Kendini rahat bırakmasını söyledim ve hareketsiz içinde bekledim. Götünün içi yanıyordu…

Hatice teyze zamanla gevşedi ve kalçalarını sallamaya başladı. Yarrağımı götünün içinde oynatıyordum artık. Bu onun da hoşuna gitmişti. Ben de sokup çıkarmaya başladım. Yaklaşık 15-20 dakika kadar kökleye kökleye götünü becerdim. Boşalacağım zaman çıkardım götünden ve ağzına verdim. Ağzına almasıyla yarağımın patlaması bir oldu.

İyice yıkandıktan sonra duştan çıktık ve giyindik. Ben evinden ayrılırken, “Bir daha sikişecekmiyiz?” diye sorduğumda, dudaklarıma yapıştı, “Sen böyle amımı götümü yalarsan, ben sana herzaman veririm koçum!” dedi. Artık Hatice teyzenin evine haftada bir iki defa gidip, birlikte uçuşa geçiyoruz.

Patronumun eşiyle sikiştik



Merhaba. Ben Altan. 30 yaşındayım. Bir kamu kurumunda çalışıyorum. Müdürüm Mahmut 46 yaşında. Eşi Sibel de 45 yaşında. Bir oğlu var ve oğluda askerde. Ben bilgisayar programlarından anlayan biriyim. Müdürüm bir gün beni evdeki bilgisayarına programlar kurmam ve akşam yemeği için davet etti. Mahmutla aramızda yaş farkı olmasına rağmen arkadaştık ve çok samimiydik. Ama ilk defa evine gidecektim. Eşi Sibel ile daha önce tanışmamıştım. Bir akşam iş çıkışı Mahmutun arabasıyla evine gittik. Eşi Sibel ev hanımıydı. Esmer balık etli dolgun kalçalı iri göğüslü çekici bir bayandı. Bu arada benim de kendimden yaşça büyük olgun bayanlara karşı büyük bir zaafım var. Eve girer girmez Sibelin vücudu dikkatimi çekti. Ama sonuçta müdürümün karısı olduğu için bakmamak için çaba sarfediyordum.

Sibel bana hoşgeldin dedi ve elimi sıktı. Salona geçtik. Bilgisayarda salondaydı. Sonra ben zaman kaybetmeden bilgisayara programları kurmaya başladım. Sibel de bir taraftan akşam yemeği için sofrayı hazırlıyordu. Mahmut takım elbiseli olduğu için üzerini değiştirmek için yatak odasına gitti. Sibel yaz olduğu için üzerine pembe göğüs dekoltesi olan ince bir tişört giymiş, altında da bacaklarını ve kalçasını sımsıkı sarmış siyah bir tayt giymişti. Ben bilgisayarla uğraşıyordum, ama gözümde akşam yemeği için sofrayı hazırlayan Sibele kayıyordu. Mahmutun da odada olmaması işimi kolaylaştırıyordu. Sibele bakmamın yanlış olduğunu biliyordum, ama kendimi de alamıyordum. Uzun süredir seks yapmıyordum. Çadırı kurmuştum. Oturur vaziyette olduğumdan saklamam kolay oluyordu.

Sibel hem benle sohbet ediyor hemde sofrayı hazırlıyordu. Masanın etrafında dolaşırken gözüm sürekli kalçalarına kayıyordu. 5 dakika sonra Mahmut odaya geldi. Ben de bilgisayardaki işime yoğunlaştım. Yarım saat sonra bilgisayardaki işim bitmişti. Sonra beraber yemeğe oturduk. Yemek yedik ve ben müsade isteyip kalktım. Eve giderken aklım sürekli Sibeldeydi. Gözümün önünden gitmiyordu o dolgun kalçaları. Bu durum sonraki iki günde devam etti.

Günlerden Cumaydı. Mahmut annesi rahatsızlandığı için apar topar memleketine gitmek zorunda kaldı. Cuma gecesi saat 22:00 civarı telefonuma tanımadığım bir numaradan mesaj geldi. “Gözlerinle siktiğin gibi gerçekten sikebilirmisin. Bu kalçaların hakkını verebilirmisin?” yazıyordu. Ben şok olmuştum. İlk aklıma gelen Sibeldi. Ama o olduğundan emin olmam gerekiyordu. Ben de hemen aradım numarayı. Telefonu açan Sibelin ta kendisiydi. Telefonumu ta o gün kocasının telefonunu karıştırıp almış. Yaşadığım heyecanı anlatamam. “Bana o akşam nasıl sikecek gibi baktığını hissettim dedi. Senden hoşlandım dedi. Senin sikini yemek istiyorum!” dedi. Ben de çok istiyordum, yinede vicdan azabı çekmekte vardı, “Ama sen benim arkadaşımın karısısın!” dedim. O da, “Merak etme aramızda sır olarak kalacak. Biliyorsun Mahmut şehir dışında, 2 günden önce de dönmez. Bana gel!” dedi. Ben de kısa bir duraksamanın ardından kabul ettim tabiki. O kalçaları hiçbir şeye değişemezdim.

1,5 saat sonra Sibeldeydim. Beni kapıda, vücut hatlarını ortaya çıkaran, çok güzel ince bir gecelikle karşılamıştı. Salona geçtik, oturdum. Viski hazırlayıp getirdi. Kaç gündür hayalini kurduğum kalçalar şimdi çok yakınımdaydı. Onları okşamak için sabırsızlanıyordum. Sikim çoktan taş gibi olmuştu. İçkilerimizi yudumlarken bana kocasından bahsetti. Mahmut şeker hastasıydı. Bu da seks hayatlarını olumsuz etkilemiş, neredeyse iki yıldır kocasıyla doğru düzgün seks yapamıyormuş. “Ben çok istekli bir kadınım, seks hastasıyım resmen, ama masturbasyon yapmaktan, vibratörle kendimi tatmin etmekten bıktım!” dedi.

Bu söyledikleri beni dahada tahrik etmişti. O konuşmasını bitirir bitirmez dudaklarına yapıştım. Dilimi diline sardım. Deli gibi yiyişiyorduk. Yaklaşık 5 dakika deliler gibi öpüştük. Sonra üzerindeki geceliği çıkardım. Altına iç çamaşırı giymemişti. İri göğüsleri ve dolgun kalçası karşımdaydı. Hemen kucağıma aldım ve göğüslerini yalamaya başladım. Çok güzeldiler. Deli gibi yalarken sıkıp okşuyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Sonra benim üzerimdeki tişörtü çıkardı, kucağımdan kalktı ve pantolonumu, külodumu çıkardı. Kalın damarlı aletim karşısındaydı. Ben koltukta oturuyordum. Sikim dimdik olmuştu. Hemen saldırdı ve emmeye başladı. Resmen uçmuştum. İki senenin verdiği açlıkla yalıyordu. O yaladıkça sikimin kafası dahada büyümüştü.

Sonra ben onu koltuğa attım ve bacaklarını ayırdım. Amcığı tertemiz kaymak gibiydi. O yaştaki bir kadın için çok diri bir vücudu vardı. Ben de onun amını 10 dakika deli gibi yaladım. Dilimi amının etrafında gezdirdim. Klitorisini yaladım. Dilimi içine soktum. Sibelin inlemeleri beni daha da tahrik etmişti. Sibel yalvarmaya başlamıştı, “Sok içime aslanım, sik beni panterim!” diye yalvarıyordu. Ben de artık Sibelin kaymak gibi amını parçalamak için hazırdım. Dizlerimin üzerine doğruldum, kocaman olmuş yarağımı amının dudakları arasından kaydırıp, aniden içine kökledim. Sibel adeta çığlık attı. Ben deli gibi pompalamaya başladım. İkimiz de zevkten deliye dönmüştük. Sibelin dolgun vücudu altımda dalgalanıyordu. Resmen Sibeli çatır çatır sikiyordum.

Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda şikiştikten sonra pozisyon değiştirdik. Sibeli domalttım ve arkasına geçip, amına pompalamaya devam ettim. Sibelin kalçaları çok iriydi. Amının içine girip çıkarken kalçalarında oluşan dalgalanma beni dahada azdırıyordu. Elim de boş durmuyor, Sibelin birbirine çarpan göğüslerini okşuyordum. Sibel bu şiddete dayanamadı ve orgazm oldu. Çok geçmeden ben de amından çıktım ve Sibeli döndürerek o iri göğüslerine bütün döllerimi boşalttım. Skimin kafasında kalan dölleri de Sibel yalayarak yuttu. İkimiz de terden suya dönmüştük. Kanepeye uzandık, bir süre konuşmadan uzandık.

Sonra benim yarak tekrar canlanmaya başladı. Bunu gören Sibel hemen yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra kocaman olan yarağımın üzerine oturdu ve derin bir, “Ohhhhhh!” çekti. Sonra yarağımın üzerinde deli gibi zıplamaya başladı. Aldığı zevki görmek beni de tahrik ediyordu. Ben de zevkten ölmek üzereydim. Yaklaşık 10 dakika zevk çığlıkları atarak yarağımın üzerinde zıpladı. Sibel zıplarken göğüslerin hoplamasını izlemek ayrı bir zevkti doğrusu. Sonunda ikimiz de dayanamadık ve aynı anda zevk çığlıkları içinde boşaldık…

Ama daha bitmemişti. Kısa bir dinlenmeden sonra Sibeli götünden sikmeye karar verdim. Sibel daha önce hiç anal seks yapmamıştı, göt deliği daracıktı. Kalın yarağımla Sibelin çığlıkları eşliğinde o hiç sikilmemiş deliği genişlettim ve götünü siktim. Sibelle sabah saat 4’e kadar, dinlenip dinlenip sikiştik. Ben bukadar istekli bir kadın görmedim. İşime geldi doğrusu. Okadar ateşli sikişmiştik ki, ikimiz de yorgun düşmüştük. Sibel teşekkür öpücüğümü de verdi ve “Beni resmen darmadağın ettin!” dedi. Sonra uyuduk. Sikişmelerimiz sonraki iki gün de devam etti. Ben Pazar günü akşama doğru Sibelin evinden daha doğrusu arkadaşım Mahmutun evinden ayrıldım.

Mahmut Pazar gecesi İstanbula dönmüş ve Pazartesi işe geldi. Onu gördüğümde önce biraz vicdan azabı çektim, ama daha sonra Sibelle geçirdiğimiz iki günlük seks kampı aklıma gelince, bendeki bu vicdan azabı yerini zevkli bir gülümsemeye bıraktı. Mahmudun sikemediği karısı Sibelle 6 aydır sık sık buluşup, zevkli anlar yaşamaya devam ediyoruz.

Patronumun eşiyle sikiştik



Merhaba. Ben Altan. 30 yaşındayım. Bir kamu kurumunda çalışıyorum. Müdürüm Mahmut 46 yaşında. Eşi Sibel de 45 yaşında. Bir oğlu var ve oğluda askerde. Ben bilgisayar programlarından anlayan biriyim. Müdürüm bir gün beni evdeki bilgisayarına programlar kurmam ve akşam yemeği için davet etti. Mahmutla aramızda yaş farkı olmasına rağmen arkadaştık ve çok samimiydik. Ama ilk defa evine gidecektim. Eşi Sibel ile daha önce tanışmamıştım. Bir akşam iş çıkışı Mahmutun arabasıyla evine gittik. Eşi Sibel ev hanımıydı. Esmer balık etli dolgun kalçalı iri göğüslü çekici bir bayandı. Bu arada benim de kendimden yaşça büyük olgun bayanlara karşı büyük bir zaafım var. Eve girer girmez Sibelin vücudu dikkatimi çekti. Ama sonuçta müdürümün karısı olduğu için bakmamak için çaba sarfediyordum.

Sibel bana hoşgeldin dedi ve elimi sıktı. Salona geçtik. Bilgisayarda salondaydı. Sonra ben zaman kaybetmeden bilgisayara programları kurmaya başladım. Sibel de bir taraftan akşam yemeği için sofrayı hazırlıyordu. Mahmut takım elbiseli olduğu için üzerini değiştirmek için yatak odasına gitti. Sibel yaz olduğu için üzerine pembe göğüs dekoltesi olan ince bir tişört giymiş, altında da bacaklarını ve kalçasını sımsıkı sarmış siyah bir tayt giymişti. Ben bilgisayarla uğraşıyordum, ama gözümde akşam yemeği için sofrayı hazırlayan Sibele kayıyordu. Mahmutun da odada olmaması işimi kolaylaştırıyordu. Sibele bakmamın yanlış olduğunu biliyordum, ama kendimi de alamıyordum. Uzun süredir seks yapmıyordum. Çadırı kurmuştum. Oturur vaziyette olduğumdan saklamam kolay oluyordu.

Sibel hem benle sohbet ediyor hemde sofrayı hazırlıyordu. Masanın etrafında dolaşırken gözüm sürekli kalçalarına kayıyordu. 5 dakika sonra Mahmut odaya geldi. Ben de bilgisayardaki işime yoğunlaştım. Yarım saat sonra bilgisayardaki işim bitmişti. Sonra beraber yemeğe oturduk. Yemek yedik ve ben müsade isteyip kalktım. Eve giderken aklım sürekli Sibeldeydi. Gözümün önünden gitmiyordu o dolgun kalçaları. Bu durum sonraki iki günde devam etti.

Günlerden Cumaydı. Mahmut annesi rahatsızlandığı için apar topar memleketine gitmek zorunda kaldı. Cuma gecesi saat 22:00 civarı telefonuma tanımadığım bir numaradan mesaj geldi. “Gözlerinle siktiğin gibi gerçekten sikebilirmisin. Bu kalçaların hakkını verebilirmisin?” yazıyordu. Ben şok olmuştum. İlk aklıma gelen Sibeldi. Ama o olduğundan emin olmam gerekiyordu. Ben de hemen aradım numarayı. Telefonu açan Sibelin ta kendisiydi. Telefonumu ta o gün kocasının telefonunu karıştırıp almış. Yaşadığım heyecanı anlatamam. “Bana o akşam nasıl sikecek gibi baktığını hissettim dedi. Senden hoşlandım dedi. Senin sikini yemek istiyorum!” dedi. Ben de çok istiyordum, yinede vicdan azabı çekmekte vardı, “Ama sen benim arkadaşımın karısısın!” dedim. O da, “Merak etme aramızda sır olarak kalacak. Biliyorsun Mahmut şehir dışında, 2 günden önce de dönmez. Bana gel!” dedi. Ben de kısa bir duraksamanın ardından kabul ettim tabiki. O kalçaları hiçbir şeye değişemezdim.

1,5 saat sonra Sibeldeydim. Beni kapıda, vücut hatlarını ortaya çıkaran, çok güzel ince bir gecelikle karşılamıştı. Salona geçtik, oturdum. Viski hazırlayıp getirdi. Kaç gündür hayalini kurduğum kalçalar şimdi çok yakınımdaydı. Onları okşamak için sabırsızlanıyordum. Sikim çoktan taş gibi olmuştu. İçkilerimizi yudumlarken bana kocasından bahsetti. Mahmut şeker hastasıydı. Bu da seks hayatlarını olumsuz etkilemiş, neredeyse iki yıldır kocasıyla doğru düzgün seks yapamıyormuş. “Ben çok istekli bir kadınım, seks hastasıyım resmen, ama masturbasyon yapmaktan, vibratörle kendimi tatmin etmekten bıktım!” dedi.

Bu söyledikleri beni dahada tahrik etmişti. O konuşmasını bitirir bitirmez dudaklarına yapıştım. Dilimi diline sardım. Deli gibi yiyişiyorduk. Yaklaşık 5 dakika deliler gibi öpüştük. Sonra üzerindeki geceliği çıkardım. Altına iç çamaşırı giymemişti. İri göğüsleri ve dolgun kalçası karşımdaydı. Hemen kucağıma aldım ve göğüslerini yalamaya başladım. Çok güzeldiler. Deli gibi yalarken sıkıp okşuyordum. Çok hoşuna gidiyordu. Sonra benim üzerimdeki tişörtü çıkardı, kucağımdan kalktı ve pantolonumu, külodumu çıkardı. Kalın damarlı aletim karşısındaydı. Ben koltukta oturuyordum. Sikim dimdik olmuştu. Hemen saldırdı ve emmeye başladı. Resmen uçmuştum. İki senenin verdiği açlıkla yalıyordu. O yaladıkça sikimin kafası dahada büyümüştü.

Sonra ben onu koltuğa attım ve bacaklarını ayırdım. Amcığı tertemiz kaymak gibiydi. O yaştaki bir kadın için çok diri bir vücudu vardı. Ben de onun amını 10 dakika deli gibi yaladım. Dilimi amının etrafında gezdirdim. Klitorisini yaladım. Dilimi içine soktum. Sibelin inlemeleri beni daha da tahrik etmişti. Sibel yalvarmaya başlamıştı, “Sok içime aslanım, sik beni panterim!” diye yalvarıyordu. Ben de artık Sibelin kaymak gibi amını parçalamak için hazırdım. Dizlerimin üzerine doğruldum, kocaman olmuş yarağımı amının dudakları arasından kaydırıp, aniden içine kökledim. Sibel adeta çığlık attı. Ben deli gibi pompalamaya başladım. İkimiz de zevkten deliye dönmüştük. Sibelin dolgun vücudu altımda dalgalanıyordu. Resmen Sibeli çatır çatır sikiyordum.

Yaklaşık 10 dakika bu pozisyonda şikiştikten sonra pozisyon değiştirdik. Sibeli domalttım ve arkasına geçip, amına pompalamaya devam ettim. Sibelin kalçaları çok iriydi. Amının içine girip çıkarken kalçalarında oluşan dalgalanma beni dahada azdırıyordu. Elim de boş durmuyor, Sibelin birbirine çarpan göğüslerini okşuyordum. Sibel bu şiddete dayanamadı ve orgazm oldu. Çok geçmeden ben de amından çıktım ve Sibeli döndürerek o iri göğüslerine bütün döllerimi boşalttım. Skimin kafasında kalan dölleri de Sibel yalayarak yuttu. İkimiz de terden suya dönmüştük. Kanepeye uzandık, bir süre konuşmadan uzandık.

Sonra benim yarak tekrar canlanmaya başladı. Bunu gören Sibel hemen yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra kocaman olan yarağımın üzerine oturdu ve derin bir, “Ohhhhhh!” çekti. Sonra yarağımın üzerinde deli gibi zıplamaya başladı. Aldığı zevki görmek beni de tahrik ediyordu. Ben de zevkten ölmek üzereydim. Yaklaşık 10 dakika zevk çığlıkları atarak yarağımın üzerinde zıpladı. Sibel zıplarken göğüslerin hoplamasını izlemek ayrı bir zevkti doğrusu. Sonunda ikimiz de dayanamadık ve aynı anda zevk çığlıkları içinde boşaldık…

Ama daha bitmemişti. Kısa bir dinlenmeden sonra Sibeli götünden sikmeye karar verdim. Sibel daha önce hiç anal seks yapmamıştı, göt deliği daracıktı. Kalın yarağımla Sibelin çığlıkları eşliğinde o hiç sikilmemiş deliği genişlettim ve götünü becerdim. Sibelle sabah saat 4’e kadar, dinlenip dinlenip sikiştik. Ben bukadar istekli bir kadın görmedim. İşime geldi doğrusu. Okadar ateşli sikişmiştik ki, ikimiz de yorgun düşmüştük. Sibel teşekkür öpücüğümü de verdi ve “Beni resmen darmadağın ettin!” dedi. Sonra uyuduk. Sikişmelerimiz sonraki iki gün de devam etti. Ben Pazar günü akşama doğru Sibelin evinden daha doğrusu arkadaşım Mahmutun evinden ayrıldım.

Mahmut Pazar gecesi İstanbula dönmüş ve Pazartesi işe geldi. Onu gördüğümde önce biraz vicdan azabı çektim, ama daha sonra Sibelle geçirdiğimiz iki günlük seks kampı aklıma gelince, bendeki bu vicdan azabı yerini zevkli bir gülümsemeye bıraktı. Mahmudun sikemediği karısı Sibelle 6 aydır sık sık buluşup, zevkli anlar yaşamaya devam ediyoruz.

Karımla arkadaşımı sikişirken izledim




Merhaba, ben Gökay, 36 yaşındayım ve evliyim. Karım 35 yaşında, 1.62 boyunda, 58 kiloda, harika kalçaları olan birisidir. Karımla 8 senelik evliyiz ve sekste sınır tanımayız. Karımın sekste en sevdiği şeylerden birisi, amına vibratör sokup, ben de arka deliğini zorladığım zamandır. Fakat karımın götüne daha tamamını sokamadım. Karımla buşekilde sikişirken, karıma hep, onu gerçekte de iki yarrakla, yani bir başka erkekle birlikte sikmek istediğimi söylerdim. Karım da bu fantazimizde dahada azardı…

Karım ve ben tam bir deniz tutkunuyuz, geçtiğimiz yaz 1 haftalığına yelkenli bir tekne kiralayıp, hem yelken eğitimi alacaktık, hemde harika bir tatil yapacaktık. Marmaristen kiraladığımız tekne ile Yunan adalarını dolaşacaktık. Bu gezide bize 22 yaşında Fırat adında genç bir kaptan eşlik edecekti. Karım teknede yalnız olacağımızdan, beyaz renk, yandan ip bağlamalı bir bikini almıştı. Bu bikini karımın kalçalarının bütün güzelliğini ortaya çıkarıyordu. Altı sadece amını kapatacak büyüklükte bir bikini idi, üst kısmında ise göğüslerinin yarısı da dışarda kalıyordu…

Gezinin ikinci gününde Fırat kaptanla oldukça samimileşmiştik. Karım güneşlenirken Fırat gözünü karımdan alamıyordu, karım da bilerekten frikikler veriyor, Fıratı azdırıyordu. O gece karımla sikişirken, yine vibartörü amına sokmuştum, karım da benim yarağımı ağzına almış yalıyordu. Karıma, “Vibratörün yerinde Fıratın yarağının olmasını istermiydin?” diye sordum. Karım da, “Neden olmasın, hep beni iki kişi sikmek istemiyormuydun?” dedi. O gece, o azgınlıkla, ikimiz de harika bir boşalma yaşadık…

Ertesi gün karım yeni aldığı beyaz bikinisini giymişti ve Fırata daha yakın davranıyordu. Beraber yüzerken, ona sarılıyor, dokunuyor, Fıratı iyice baştan çıkarıyordu. Fırat da kalkan yarağını nasıl saklayacağını bilemiyordu. Öğleden sonra teknenin dümenine ben geçmiştim, sessiz sakin bir koy arıyorduk. Karım da güvertede güneşleniyordu, Fırattan soğuk bira istedi. Fırat birayı götürünce de, karım yüzüstü yatıp, Fırattan sırtını yağlamasını istedi. Fırat karımın sırtını yağladıktan sonra kalçalarına doğru inmişti. Karım bu arada bikininin üst iplerini çözmüştü, sırtüstü döndüğünde göğüsleri bikiniden sıyrılmış, açılmıştı. Fırat şaşkınlıkla bir müddet karımın göğüslerini seyrettikten sonra, hızla kamaraya inmişti. Karım da 1 dakika sonra, üstsüz bir şekilde Fıratın peşinden gitti…

Tekneyi ben kullandığım için oturduğum yerden içeriyi biraz görebiliyordum. Zaten demir atacağımız koya da gelmiştik. Gördüğüm kadarıyla karımla Fırat öpüşmeye başlamışlardı. Karım koltuğa oturmuş, Fırat ta bacak arasına girmiş, karımın güzelim 85’lik memelerini yalıyor, bir taraftan da amını avuçluyordu. Karım inlemeye başlamıştı, Fıratın kafasını aşağıya doğru bastırıyor, Fıratı amına doğru itiyordu. Fırat bu isteği anlamış ve karımın bikinisinin altını da çözerek amını yalamaya başlamıştı. Karımın inlemeleri bana kadar geliyordu, ben de yarağımı sıvazlamaya başlamıştım. Karım ayağa kalktı ve Fıratın mayosunu indirdi. Fıratın yarağı meydana çıkmıştı. Okadar büyük değildi, ama benim yarağıma göre biraz daha uzun ve kalındı. Karım iştahla Fıratın yarağını yalamaya başladı, sonuna kadar ağzına alıyor, başına dil darbeleri atıyordu…

Bu sırada demir atıp, ben de kamaraya girdim. Fırat beni görünce tedirgin oldu ve panikledi, ama karım Fıratın yarağını bırakmaya hiç niyeti yoktu, “Gel kocacığım, katıl bize!” dedi. Ben de mayomu çıkardım ve domalmış olan karımın arkasına geçip, amını götünü yalamaya başladım. Karım şimdi Fıratın yarağını daha bir iştahla yalıyordu. Ben yarağımı arkadan karımın sulanmış olan amına soktuğumda, karım deli gibi kıvranıyordu. 1-2 gitgelden sonra karım orgazm olup boşalmaya başladı. Fıratta da durum pek farklı değildi, karım Fıratın yarağını öyle bir emiyordu ki, Fırat dayanamadı ve karımın ağzına boşalmaya başladı. Karım yutabildiğini yuttu, bir kısmı da ağzının kenarından taşıyordu. Oysa bu güne kadar benimkileri hiç yutmamıştı…

En sonunda ben de karımın amına boşalmıştım ve Fıratın yanına oturmuştum. Karım duşta temizlenip geldi ve aramıza oturdu. Ellerini yaraklarımıza atmış okşuyordu. Biz de karımın memelerini yalamaya başladık. Karım yine azmaya başlamıştı, önümüze diz çöktü, büyük bir iştahla Fıratın yarağını emerek kaldırdı ve “Bunu içimde istiyorum!” diyerek, koltukta oturan fıratın yarağını amına yerleştirip, üstüne oturdu. Fırat ta boş durmayıp karımın memelerini yalıyordu. Karım Fıratın yarağına oturup kalktıkça, arkadan kalçaları harika açılıyordu. Ben de karımın arkasına geçtim ve karımın götünü yalamaya başladım. Bu sırada Fıratın yarağı karımın amına piston gibi girip çıkıyordu. Karımın götünü biraz yaladıktan sonra, götüne parmağımı sokup, biraz deliği genişlettim. Karım niyetimi anlamıştı, kendini biraz daha geriye doğru bıraktı. Ben de yarağımı yavaşça karımın götüne sokmaya başladım. Karımın götü çok dardı ve yavaşça açılıyor, yarağımı adeta içine çekiyordu…

Biraz sonra karımın götü yarağıma alışmıştı. Fırat amında, ben de karımın götünde, karıma gitgellere başlamıştık. Karımın çığlıkları bütün tekneyi kaplamıştı, ard arda orgazm oluyordu. Bir süre sonra ben karımın götüne boşalmaya başlamıştım. Fırat ta karımın amına boşalıyordu. Karımın yüzündeki mutluluk herşeye değerdi. Ben götünden çıktıktan sonra, karım da Fıratın üstünden kalkmış, Fıratın yanına uzanmıştı. Karım Fıratın boşalmış yarağını okşarken, amından ve götünden döllerimiz akıyor, birbirine karışıyordu
yeni seks hikayeleri yeni seks hikayeleri
otobüs seks hikayeleri yeni seks hikayeleri